Geliş

8,0/10  (13 Oy) · 
25 okunma  · 
8 beğeni  · 
609 gösterim
Yılın En İyi Filmi olarak nitelenen Geliş'in Kitabı.

"Böylesine etkili bir filme (Geliş) dönüşen her öykünün sonunda dikkatimi kitaba, özgün kaynağa çeviririm. Ted Chiang yalın, aman vermeden ve ışık saçarak yazıyor.
-Colson Whitehead-

"Ted Chiang öylesine orijinal ki insanın ağzı açık kalıyor."
-Junot Diaz-

"Ted Chiang tam bir hazine. Kaleminden ne dökülse bir elmas gibi parlıyor."
-Cory Doctorow-

"Geçmişte ve gelecekte gerçekleşen her olayın kaydını tutan bir vakayınamenin, Çağlar Kitabı'nın önünde duran bir kadın düşünün. Her ne kadar yazılanlar ışığın etkisiyle zamanla silinse de hâlâ devasa bir cilt bu. Kadın elinde bir büyüteçle insan cildi inceliğindeki sayfaları çevirmeye başlıyor; ta ki hayatının hikâyesini buluncaya dek.. Geleceği bilenler onun hakkında konuşmazlar. Çağlar Kitabı'nı okuyanlar bunu asla itiraf etmezler."
-Ted Chiang-
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9786055159535
  • Orijinal Adı:
    Stories Of Your Life And Others
  • Çeviri:
    M. İhsan Tatari
  • Yayınevi:
    Monokl Yayınları
  • Kitabın Türü:
Gökhan 
 26 Oca 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sitemizde kitabı ilk okuyan kişi olarak hem kitap hakkındaki düşüncelerimi hem de okumayı düşünen ve ileride okuyacak olanlara bazı uyarılarda bulunmak isterim.

Öncelikle kitabımızın tamamı 2016 yılının "En İyi Bilim Kurgu Filmi" olarak gösterilen Geliş (http://www.imdb.com/title/tt2543164/) filminin kitabı değil.
Kitap birbirinden bağımsız 8 öyküden oluşuyor. "Geliş" filmine konu olan öykü ise "Hayatının Hikayesi" adıyla 55 sayfalık bir yer kaplamakta.
Buradan da anlaşıldığı üzere yayın evimiz filmin rüzgarını arkasına almak isteyip, kitabın adını "Ted Chiang - Öyküler" koymak yerine "Geliş" koymuş. Bence iyi de yapmış. Eğer ilk ismi koysalardı muhtemelen ben de dahil bir çok kişinin ilgisini çekmeyecekti.

Kitabın genelinden bahsedecek olursak, Geliş filmine konu olan "Hayatının Hikayesi" ve "Anlamak"(Bu hikayeyi okuduktan sonra beğendiğim Limitsiz http://www.imdb.com/title/tt1219289/ ve Lucy http://www.imdb.com/...872732/?ref_=nv_sr_2 filmlerinin de nereden esinlendiğini anladım) adlı öyküler nispeten kolay algılanabilse de zor ve sabır gerektiren bir kitap. Sayısız bilim kurgu kitap okumama ve film izlememe rağmen anlamlandıramadığım hayalimde canlandırmakta zorlandığım bölümler oldu. Tabi bazı bölümlerdeki teknik terimlerin fazlalığı da bunda etkendi. Ama her şeye rağmen sabırla, çok başarılı bir iş çıkartan çevirmen İhsan Tatari'nin dipnotlarını dikkate alarak okursanız kitap, hayata ve insan psikolojisine dair çok ufuk açıcı düşüncelere sevk ediyor. Tavsiyem özel zaman ayırarak sakin bir ortamda okunması.

Bu arada şunu da belirtmeden geçmeyim yazarımız Ted Chiang şu ana kadar sadece 15 öykü yayınlamasına rağmen "Bilim Kurgunun Yaşayan Efsanesi" olarak nitelendirilmektedir.

Palyaço İsmaiL / 小丑伊斯梅爾 
10 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Geliş
Ted Chiang'in yazmış olduğu, İlk Temmuz 2002'de yayınlanan, tam 288 sayfa bilim kurgu eseri ...

Kitabın iyi yönleri akıcı ve merak uyandırıcı farklı bir eser iletişim ve gelecekle ilgili konuları ele alması güzel ...

Kitabın kötü yönleri ise dünya dışı varlıkların bizden zeki olup ta bizden çirkin olmaları komik bir durum maalesef deli saçması ...

Kitabın konusu ise bir takım dev cisimler 12 tane dünyanın farklı yönlerine yerleşip iletişim kurmaya ve kendi dillerini öğretmeye gelen yardım etmek isteyen dünya dışı canavarlar konu bunun üzerine yoğunlaşıyor ...

Sonuç her şey iyi hoş güzel de kitapta şu uzaylı ne biz uzaylı değil miyiz ? dünya nerede ? başka bir evrene mi ait ? onu geçtim şu uzaylı dedikleri komediye gel ahtapot misali bacaklar düşünsenize köpek balıklarının laptop kullandığını ulan elleri yok hayvanın tuşlara nasıl bassın komedi yaa :)) işte uzaylı saçmalığı dedikleri de aynen buna benzer bir şey çirkin kendine yardım edemez teknoloji yapar gel de inan biz o kadar salak varlıklar olduğumuz halde çirkinliği kabul edemiyoruz akıllı bir yaratık nasıl çirkin olmayı kabul etsin konu güzel ama şu hayali yaratıklar olayı berbat ediyor artık neyse okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim en tatlı en güzel kitaplar sizlerin olsun Türkiye ...

gökçe türkkan 
08 May 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Geçen sene izleyip, en çok sevdiğim film olmuştu Geliş yani Arrival. Bana göre harika bir kurgu, incelikli bir zeka örneğiydi. Ted Chiang/ Geliş adlı kitabını da görünce hemen aldım. Şunu söyleyeyim baştan; Kitap, tümüyle filmi anlatmıyor.Geliş, sadece 9 hikayeden biri. Hikayeler daha evvel dergi ve yazılı kaynaklarda yayımlanmış. Okuduğum en harika ve birbirinden en zorlayıcı (burdaki zorlayıcıdan kastım hayal kurmadaki) hikayelerdi. Yazarın bu hikayeleri oluştururken, basit şeylerden ilham alması gerçekten şahane!

Hikayeler, bilim kurgu, fizik, matematik, analitik mantık ilgisi ve biraz da algı yüksekliği istiyor. Yani öyle oturdum, okudum bitti diyemem! Açıkçası yazar, çalışmış okur istiyor. Bahsedilen konuları, zihinde tasarlayabilmek için hem algınızın hem de sözünü ettiğim konulara birazdan fazla ilgi duymanız lazım. Bunları sevenleregözü kapalı öneririm bu kitabı, keyif alacakları kaçınılmaz.

Ben özellikle, Babil Kulesi, Sıfıra Bölünme, Geliş'i anlatan Hayatımın Hikayesi, Cehennem Tanrı'nın Yokluğudur ve Bir Belgesel- Gördüğünüzü Beğenmek hikayelerine bayıldım. Bu tarzı çok okumadığım için kitap benim için değişik bir deneyim oldu. Siz de biraz farklı bir dünyadan bakıp, tarzınızın dışına çıkmak isterseniz, fazlasıyla öneriyorum.

angelsbooks 
23 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · 8/10 puan

Güzel bir bilimkurguda sıra. Aynı zamanda bir öykü kitabı. 9 tane öykü barındırıyor. Hatta öykülerden biri filme uyarlandı. Ben filmi izlemedim ama hangi öykü olduğunu da bilmiyordum. Okurken 'bu öyküden güzel film çıkarmış' dedim bir tanesi için. Meğer filme uyarlanan zaten benim beğendiğim öyküymüş.

Çok değişik bir kafası var yazarın. Hani Mr.Nobody tarzında filmler varya işte o tatda bir kitap. Ben sevdim, umarım okumaya karar verenleriniz de beğenir.

Kübra 
22 Şub 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Geliş, asıl adıyla Hayatının Hikayeleri ve Diğer Öyküler, birbirinden bağımsız 8 öyküden müteşekkil muhteşem bir bilimkurgu şöleni. Normalde bir öykü kitabını bitirdiğimde içindekiler kısmından öykülere şöyle bir göz atıp içeriklerini hatırlamayı ve en beğendiklerimi belirlemeyi severim ama bu kitapta seçemedim çünkü hepsi bambaşka lezzette ve o kadar özgünler ki yazar kendisini tekrara düşmeme konusunda harikalar yaratmış. Aynı zamanda öykülerin hepsi bilimkurgunun farklı özelliklerine eğilmesi yönüyle de çok başarılılar. Öykülerin hepsi için ayrı ayrı konuşabilirim sanırım ama bence Yetmiş İki Harf isimli öyküden kurgusu genişletilerek harika bir bilimkurgu-distopya kitabı çıkardı. Başta "Anlamak" olmak üzere öykülerin hepsi çok zekice kurgulanmış farklı biçim ve tekniklerde yazılmış. Arrival'ın Hayatının Hikâyesi isimli öyküden uyarlanmış olmasının okurların kitaba yönelmesinde büyük etkisi olsa da kitabın genellikle Arrival'dan ibaretmiş gibi değerlendirilmesi bu anlamda büyük talihsizlik bence. Özellikle bilimkurgunun alternatif geçmişe yönelmesi sık karşılaştığımız bir durum olmadığı için de bu öyküler çok kıymetli.

Yaprak Onur 
23 Ara 2017 · Kitabı okudu · 82 günde · 8/10 puan

Ted Chiang'ın birbirinden kafa yakıcı sekiz öyküsünden oluşan Geliş bir solukta bitebilecek bir öykü derlemesiyken aylarca elimde sürünen bir kitaba dönüştü ama bunun temel sebebi benim ruh halimdi. Tabii bir de öykü okumayı beceremediğim gerçeği...

Sekiz öyküden en beğendiklerim Anlamak ve Gördüğünüzü Beğenmek: Bir Belgesel oldu. İkisi de beni derin mi derin düşüncelere sevk ettiler. 

Kitaba adını veren bayılarak izlediğim Geliş filminin ilham kaynayı Hayatının Hikâyesi ise açıkcası beklentimin altında kaldı.

Sıfıra Bölünme ve Yetmiş İki Harf'se en sevmediklerimden, kitabın elimde sürünmesine neden olanlardan oldu ama bu kitaptaki hiçbir öyküye sıradan diyemem. Sevmediğim hikayeler sadece konu olarak benim ilgimi çeken alanlarda değildi. Hepsi gerçekten son derece sıradışı öyküler.

Kitabın sonundaki Hikaye Notları bölümünde yazar her hikaye için nereden ilham aldığını açıklamış ve o kadar basit noktalardan yola çıkarak her birinde sizi tamamen farklı bir dünyaya attığı, böyle hikayeler yaratması gerçekten dudak uçuklatıcı bir başarı.

Bir başka dudak uçuklatıcı başarı da elbette çevirmeni M. İhsan Tatari'ye ait. Bu zorlu bilimsel ve felsefi altyapılara sahip hikâyeleri dilimize çok güzel kazandırmış. Kendisine ellerine sağlık derken imzalarken dile getirdiği benim karşıma bu kadar zorlu bir çeviri çıkmamasına yönelik dilekleri için de ayrıca teşekkür ediyorum. :)

Kübra Ay 
 15 Şub 20:53 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ted Chıang'ın Türkçeye çevrilen ilk ve tek eseridir. Bilim kurgu olan kitap 8 hikayeden oluşmaktadır.En sevdiğim hikayeler; Babil Kulesi, Sıfıra Bölünme ve filme de uyarlanan Hayatının Hikayesi adlı hikayeler oldu. Benim için farklı bir kitaptı çünkü kendileri bilim kurgu türünde okuduğum ilk kitap olma özelliğini taşıyorlar. Bilim kurgu okumaya devam eder miyim alanımdan darlandığım anlarda ilk yapacağım iş bu olacak sanırım...

Ceylan Mumoğlu 
25 Oca 17:48 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Keçən il kanadalı rejissor Deni Vilnev tərəfindən ekranlaşdırılmış "Gəliş" (Arrival) filmini izləmişdim. Filmdən sonra həmişəki marağımla haqqında bir neçə incələmələr etmişdim. Araşdırma sayəsində öyrəndim ki, filmdə uydurulmuş, qeyri-adi, vizual dilin çatdırılması məsələsində rejissor Deni Vilnev çətinlik yaşamış və bu məsələni həll etmək üçün alimlər Stiven və Kristofer Volframa (ata, oğul) müraciət etmişdir. Kristofer qarşısında vəzifə qoyulmuşdu ki, uydurulmuş dili təhlil etsin və kodunu yazaraq, saxta elmi böyük ekranda göstərsin. 31 yanvar günü Kristofer LiveEdu.tv ilə translyasiya ilə dilin işləmə prosesini nümayiş etdirdi. (Videoyazı bu linkdə https://www.liveedu.tv/...nd-arrival-the…/)
Bu hadisədən təsirlənən bir çox alim və filmin tamaşaçıları pərdə arxasında nələrin baş verməsi marağını boğa bilmədikləri üçün SlashFilm.com şirkəti Britaniyalı alim Stiven Volfram, aktyorlar Ceremi Renner və Emi Adamsın iştirakı ilə "Science vs Cinema: Arrival" sənədli filmini çəkməyi qərara aldı. Filmdə yazıçı Ted Çan da çəkilib (Film burada https://www.youtube.com/watch?v=xzEPU2PTjT4). Beləliklə, Volfram çəkiliş meydançasına gəldikdə ciddi şəkildə yadplanetlilərlə əlaqə problemini təhlil etməyə başladı. O hesab etdi ki, riyaziyyat heç də universal dil rolu üçün uyğun deyil. Mücərrəd hesab etdiyimiz riyaziyyatın böyük hissəsi bizim tariximiz və dünyanı dərk etməyimizlə sıx bağlıdır. Çətin ki, yadplanetlilər bizim cədvəl və sxemlərimizi başa düşsünlər. Yadplanetlilərin dilində kodlar və şifrə açma diaqramları realmış kimi yaratmalıyıq. Beləliklə, nisbətən olsa da, filmdə nə baş verdiyini anlamış oldum.
Daha sonra "Kitabsevərlər" qrupunda şair, tərcüməçi Səbuhi Şahmursoyun çin əsilli amerikalı fantast yazıçı Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" (1998) povestini ana dilimizdə tərcümə etməsi elanını gördükdə, bu əsəri artıq başqa millətlərin forumlarında, saytlarında deyil, məhz öz milli qrupumuzda müzakirə edəcəyimizin sevincini əvvəlcədən yaşadım (tərcüməçini ortaya gözəl bir iş qoyduğu üçün təbrik edirəm).
Povestdə hadisələr iki süjet xətti üzərində inkişaf edir. Birində yadplanetlilərlə əlaqə yaratmaq üçün seçilmiş linqivist Luizanın fəaliyyəti, digərində vəfat etmiş qızının uşaqlığından çoxsaylı epizodları xatırlamaq. Başlanğıcda bu iki xətt oxucuya bir-birindən ayrı, müstəqil görünür, ancaq mətn boyu irəlilədikcə, xətlər arası bağlılığı daha çox hiss edirik. Finalda isə gözlənilməz şəkildə xətlər birləşir və başqa bucaq altında çevrilir. Elə Ted Çanın özünün də dediyi kimi, "Mən həmişə hekayənin sonunu onu yazmağa başlamazdan əvvəl bilirəm. Hekayənin hara gətirib çıxaracağını bilmədən yazmağı yoxladım və bu, həqiqətən heç bir yerə gətirib çıxarmadı" (2002-ci il, müsahibəsindən).
"Sənin həyat tarixçən" povestinin ideyası linqivistikanın Sepir-Uorf fərziyyəsinə söykənir.
Dilin tənzimləyici funksiyаsının insаnın həyаtındаkı rolu çox böyükdür; bu funksiyаnın rolunu dilin ünsiyyət və idrаk funksiyаlаrının rolu ilə müqayisə etmək olar. Lakin dilin tənzimləyici funksiyаsının insan həyаtındаkı rolunu dilin başqa funksiyaları hesаbınа yаxud insаnın idrаk fəаliyyətinin əhəmiyyətini аzаltmаq hesаbınа şişirtmək olmаz. Belə solа getmə xаrici dilçilikdə neohumboldtçuluq cərəyаnının və Səpir-Uorf fərziyyəsinin
meydаnа gəlməsinə səbəb olmuşdur. Neohumboldtçulаr iddiа edirlər ki, insаnlаr mаddi аləmi yаlnız dil vаsitəsilə qаvrаyırlаr. Onlаr gerçəkliyin dərk edilməsində, qаvrаnılmаsındа şüurun rolunu düzgün bаşа düşmürlər. Səpir-Uorf fərziyyəsinə görə isə insаnlаrın dünyаgöruşü, dünyаyа bаxışı dil vаsitəsilə formаlаşır; gerçəkliyin eyni bir hаdisəsi müxtəlif dillərin nümаyəndələri tərəfindən müxtəlif şəkildə dərk edilir; müxtəlif dillərin nümаyəndələri dünyаnı müxtəlif şəkildə görür.
Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" povestində məhz bu fakt qabardılıb, vaxt məfhumuna malik olmayan (səbəb və nəticə əlaqələrini təsvir etməyən) dildə eyni aydınlıqla həm keçmişi, həm də gələcəyi düşünmək mümkündür. Amma bu situasiyanı vaxt məfhumuna malik olan təbii dillərin köməyi ilə praktik olaraq təsvir etmək mümkün deyil. Nəticədə böyük, dolaşıq fikirlər yaranır.
Povestdən bu hissə dediyim fikri daha yaxşı izah edir: "Heptapod B"dən başım çıxmasına baxmayaraq yaxşı məlumumdur ki, bu reallığı onun əsl daşıyıcıları kimi dərk edə bilmərəm. Şüurum düzxətli dillərin formasına uyğunlaşıb və yadplanetli dil təsiri necə miqyaslı olur-olsun, onun formasını tamamilə dəyişə bilməz. Dünyagörüşüm insanla heptapod arasındakı keçiddədir.
"Heptapod B"də düşünməyi öyrənənə qədər xatirələrin kiçik parıltıyla közərərək yaranan siqaret külü kimi böyüyür, indiki zamanın axan nöqtəsində qərar tutan şüurum canlanırdı. "Heptapod B"ni öyrənəndən sonra isə yeni xatirələrim hər biri bir il uzunluğundan olan nəhəng qutulara çevrilirdi, amma bunlar pərakəndə şəkildə pərakəndə yerlərə düşürdülər, yeni xatirələrim qarşıdakı əlli ili əhatə etməyə başlayırdı. Hazırki dövrün məxsusiliyi ondan ibarətdir ki, artıq "Heptapod B"ni onda sərbəst düşünəcək qədər yaxşı bilirdim, o Zınqırov və Cırcırama ilə söhbətimdən başlayıb, ölümümə qədər davam edirdi" [səh. 91-92].
Göründüyü kimi təsvirdə təsəvvür nə qədər parlaq olsa da, qəhrəmanın düşüncə xüsusiyyətini hiss etmək üçün lazım olan görüntü kifayət etmir. Bu təəccüblü deyil, axı biz elə dildə böyüdülmüşük ki, o dildə keçmiş, indiki zaman və gələcək zamanın qrammatika və leksikası müqayisə edilir.
Yazıçı Ted Çan məni nəinki süjet ideyası ilə, eləcə də dərin psixoloji bilikləri ilə də təəccübləndirdi. Povestdə Heri ananın vəfat etmiş qızı haqqında "tez-tez incəliklərinə qədər təkrarlanan yuxu görməsi" [səh. 81], yuxuda təsvir edilən yıxılma və sonrakı yuxularda dairəvi pilləkənlə yuxarı qalxmaq istəyini [səh. 82] oxuyuruq. Avstriya psixoloqu Alfred Adlerin yuxu izahlarına görə bu əlamətləri natamamlıq hissi və bu hissdən qurtulmanın (yüksəlmək istəyi)nəticəsi kimi görməliyik. Müəllifin individual psixologiyanı da gözəl bilməsi oxucunun nəzərdən qaçmır. Bütövlükdə yazıçı öz istəyinə nail ola bilib. Qurduğu hansısa fəlsəfi mətnaltı "Özün düşün" göndərməsi ilə qeyri-adi və dinamik povestində "bunu yalnız sonuna kimi oxuduqda başa düşəcəksən" ,demək istəyib. Beləliklə, hazırda olduğu şüur səviyyəsindən bir az fantastika, bir az elm, bir az da gerçəkliklə birlikdə yuxarı qalxmağa istəkli olanlar Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" əsərini oxusunlar.

Kitaptan 17 Alıntı

Gökhan 
 26 Oca 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hödüklük
"Eğer bilim insanları erkeklerin beynindeki hödüklük devresini kapatmanın bir yolunu bulursa bunu sonuna kadar desteklerim."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 258 - Monokl Edebiyat)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 258 - Monokl Edebiyat)
gökçe türkkan 
03 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Tepelerinde masif bir gökyüzüyle doğan çocuklar, ayaklarının altında toprağı hissettiğinde çığlık atar mıydı?"

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 25)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 25)
gökçe türkkan 
04 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"..bir yüze baktığında üzerinde kırışıklıklar olmasa bile sıklıkla gülümsediğini mi, yoksa somurttuğunu mu anlayabilirdi."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 88)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 88)
angelsbooks 
14 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Birini sevdiğiniz zaman gerçekte nasıl göründüğünü fark etmiyorsunuz.

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 259 - Monokl Yayınları)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 259 - Monokl Yayınları)
gökçe türkkan 
08 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Gizemi kabullen, dedi yerel kilisenin papazı. Soruların cevaplanmadığı halde Tanrı'yı sevmeyi başarabilirsen bu işte çok daha iyi olursun."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 226)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 226)
gökçe türkkan 
08 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Tanrı'nın amacı herkesi eşit zorluklarla yüzleştirmek değildir, herkes kendi sınavını vermek zorundadır, bu her ne olursa olsun."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 218)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 218)
Acemi Okur 
07 Oca 15:38 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hillalum tek kelime bile etmedi. Gecenin gerçekte ne olduğunu hayatında ilk defa anlamıştı: dünyanın gökyüzüne düşen gölgesi.

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 19)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 19)
Gökhan 
26 Oca 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kokain - Güzellik
"Kokaini düşünüm. Doğal formunda, yani bir koka yaprağıyken kendince bir cazibesi vardır, fakat bir sorun teşkil edecek kadar değil. Lakin onu öğütüp arıtırsanız zevk reseptörlerinizi alışılmadık bir yoğunlukta etkileyen bir bileşen elde edersiniz. işte o zaman bağımlılık yapıcı olur."
"Reklamlar sağ olsun, güzellikte benzer bir süreçten geçti. Evrim bize güzelliğe tepki veren bir devre kazandırdı -ona görsel korteksimizin zevk reseptörü deyin- ve doğal ortamımızdayken buna sahip olmak iyi bir şeydi. Ama milyonda bir ten ve kemik yapısına sahip birini alıp, ona profesyonel bir makyaj ve rötuş eklediğinizde karşınızdaki şey artık doğal güzellik değildir. Farmakolojik boyutta bir güzellik, iyi görünme kokaini elde etmiş olursunuz."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 255 - Monokl Edebiyat)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 255 - Monokl Edebiyat)
gökçe türkkan 
03 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Sokakta yürüyüp kendi işleriyle ilgilenen insanları izliyorum ve tek bir kelime dahi sarf edilmemesine rağmen alt metni kolayca okuyabiliyorum. Genç bir çift yanımdan geçip, gidiyor; birinin hissettiği büyük aşk, diğerinin ona duyduğu tahammüle çarpıp sekiyor."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 56)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 56)
gökçe türkkan 
03 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Bilgisayarların güvenlik sistemlerini kırmak çok sıkıcı bir iş; zekasına meydan okunmasını dayanılmaz bulan kimselere neden çekici geldiğini görebiliyorum, ama entelektüel açıdan hiçbir estetiği yok. Düzgün bir şekilde kapatılmamış bir kilit bulana kadar kapalı bir evin kapılarına asılıp durmaktan farksız."

Geliş, Ted Chiang (Sayfa 46)Geliş, Ted Chiang (Sayfa 46)
2 /