Adı:
Geliş
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055159535
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stories Of Your Life And Others
Çeviri:
M. İhsan Tatari
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Monokl Yayınları
Yılın En İyi Filmi olarak nitelenen Geliş'in Kitabı.

"Böylesine etkili bir filme (Geliş) dönüşen her öykünün sonunda dikkatimi kitaba, özgün kaynağa çeviririm. Ted Chiang yalın, aman vermeden ve ışık saçarak yazıyor.
-Colson Whitehead-

"Ted Chiang öylesine orijinal ki insanın ağzı açık kalıyor."
-Junot Diaz-

"Ted Chiang tam bir hazine. Kaleminden ne dökülse bir elmas gibi parlıyor."
-Cory Doctorow-

"Geçmişte ve gelecekte gerçekleşen her olayın kaydını tutan bir vakayınamenin, Çağlar Kitabı'nın önünde duran bir kadın düşünün. Her ne kadar yazılanlar ışığın etkisiyle zamanla silinse de hâlâ devasa bir cilt bu. Kadın elinde bir büyüteçle insan cildi inceliğindeki sayfaları çevirmeye başlıyor; ta ki hayatının hikâyesini buluncaya dek.. Geleceği bilenler onun hakkında konuşmazlar. Çağlar Kitabı'nı okuyanlar bunu asla itiraf etmezler."
-Ted Chiang-
Sitemizde kitabı ilk okuyan kişi olarak hem kitap hakkındaki düşüncelerimi hem de okumayı düşünen ve ileride okuyacak olanlara bazı uyarılarda bulunmak isterim.

Öncelikle kitabımızın tamamı 2016 yılının "En İyi Bilim Kurgu Filmi" olarak gösterilen Geliş (http://www.imdb.com/title/tt2543164/) filminin kitabı değil.
Kitap birbirinden bağımsız 8 öyküden oluşuyor. "Geliş" filmine konu olan öykü ise "Hayatının Hikayesi" adıyla 55 sayfalık bir yer kaplamakta.
Buradan da anlaşıldığı üzere yayın evimiz filmin rüzgarını arkasına almak isteyip, kitabın adını "Ted Chiang - Öyküler" koymak yerine "Geliş" koymuş. Bence iyi de yapmış. Eğer ilk ismi koysalardı muhtemelen ben de dahil bir çok kişinin ilgisini çekmeyecekti.

Kitabın genelinden bahsedecek olursak, Geliş filmine konu olan "Hayatının Hikayesi" ve "Anlamak"(Bu hikayeyi okuduktan sonra beğendiğim Limitsiz http://www.imdb.com/title/tt1219289/ ve Lucy http://www.imdb.com/...872732/?ref_=nv_sr_2 filmlerinin de nereden esinlendiğini anladım) adlı öyküler nispeten kolay algılanabilse de zor ve sabır gerektiren bir kitap. Sayısız bilim kurgu kitap okumama ve film izlememe rağmen anlamlandıramadığım hayalimde canlandırmakta zorlandığım bölümler oldu. Tabi bazı bölümlerdeki teknik terimlerin fazlalığı da bunda etkendi. Ama her şeye rağmen sabırla, çok başarılı bir iş çıkartan çevirmen İhsan Tatari'nin dipnotlarını dikkate alarak okursanız kitap, hayata ve insan psikolojisine dair çok ufuk açıcı düşüncelere sevk ediyor. Tavsiyem özel zaman ayırarak sakin bir ortamda okunması.

Bu arada şunu da belirtmeden geçmeyim yazarımız Ted Chiang şu ana kadar sadece 15 öykü yayınlamasına rağmen "Bilim Kurgunun Yaşayan Efsanesi" olarak nitelendirilmektedir.
Geçen sene izleyip, en çok sevdiğim film olmuştu Geliş yani Arrival. Bana göre harika bir kurgu, incelikli bir zeka örneğiydi. Ted Chiang/ Geliş adlı kitabını da görünce hemen aldım. Şunu söyleyeyim baştan; Kitap, tümüyle filmi anlatmıyor.Geliş, sadece 9 hikayeden biri. Hikayeler daha evvel dergi ve yazılı kaynaklarda yayımlanmış. Okuduğum en harika ve birbirinden en zorlayıcı (burdaki zorlayıcıdan kastım hayal kurmadaki) hikayelerdi. Yazarın bu hikayeleri oluştururken, basit şeylerden ilham alması gerçekten şahane!

Hikayeler, bilim kurgu, fizik, matematik, analitik mantık ilgisi ve biraz da algı yüksekliği istiyor. Yani öyle oturdum, okudum bitti diyemem! Açıkçası yazar, çalışmış okur istiyor. Bahsedilen konuları, zihinde tasarlayabilmek için hem algınızın hem de sözünü ettiğim konulara birazdan fazla ilgi duymanız lazım. Bunları sevenleregözü kapalı öneririm bu kitabı, keyif alacakları kaçınılmaz.

Ben özellikle, Babil Kulesi, Sıfıra Bölünme, Geliş'i anlatan Hayatımın Hikayesi, Cehennem Tanrı'nın Yokluğudur ve Bir Belgesel- Gördüğünüzü Beğenmek hikayelerine bayıldım. Bu tarzı çok okumadığım için kitap benim için değişik bir deneyim oldu. Siz de biraz farklı bir dünyadan bakıp, tarzınızın dışına çıkmak isterseniz, fazlasıyla öneriyorum.
Güzel bir bilimkurguda sıra. Aynı zamanda bir öykü kitabı. 9 tane öykü barındırıyor. Hatta öykülerden biri filme uyarlandı. Ben filmi izlemedim ama hangi öykü olduğunu da bilmiyordum. Okurken 'bu öyküden güzel film çıkarmış' dedim bir tanesi için. Meğer filme uyarlanan zaten benim beğendiğim öyküymüş.

Çok değişik bir kafası var yazarın. Hani Mr.Nobody tarzında filmler varya işte o tatda bir kitap. Ben sevdim, umarım okumaya karar verenleriniz de beğenir.
"hayırdır uzaydan ne gelecek acaba gene" diye başladıgım kitabı "agi gugu gıgıgı guakiii" gibi garip sesler çıkararak bitirdim. Okudugum en beyin yakıcı 9 hikayeden oluşan bu kitabın inceleme sayısı nispeten az oldugu için naçizane bir görüş de ben eklemek istedim.

Kapağı ve isminden dolayı, "Arrival" filminin kitabı gibi gözükse bile, kendisi aslında kitaptaki 9 hikayeden sadece biri. Film nedeniyle okumak isteyenler için en başta belirteyim; film ile kitap biraz daha farklı. Ben şahsen, belkide başroldeki Amy Adams'ın hayat sorgulatan güzelliginden olsa gerek filmi daha çok begendim. Fakat elbetteki konu o derece orjinal olunca insan ister istemez okuyunca daha bir düşüncelere dalıyor.

Kitaptaki hikayelerin herbiri birbirinden bagımsız ve özgün konular içeriyor. Fakat net şekilde söyleyebilirim ki, bu hikayelerden birkaçı (mesela Babil'in Kulesi ve Anlamak isimli hikayeler) kolay algılanabilir ve akıcı olsa bile, kitabın genelinde genel bir bilimsel dil hakim. Matematik, fizik hatta zooloji bilimlerine ilginiz ve bir miktar hakimiyetiniz varsa kitap size oldukça güzel zaman geçirecektir fakat tam tersiyse sıkılma ihtimaliniz oldukça yüksek.

Hikayelerdeki konular oldukça başarılı. Neden inanıyoruz sorgulamasından, inanılmaz zeki olsaydık ne olurdu gibi birbirinden ilginç temalar işlenmiş. Yazar Ted Chiang'in bunları günlük hayatta çok basit şeylerden ilham alarak üretmesi ise gerçekten inanılmaz, zaten kendisi şimdiden günümüzün yaşayan bilim-kurgu efsanelerinden biri olarak görülüyor.

Özetlersek; kitabı tabi ki öneririm gayet başarılı fakat teknik yönünün yüksek olması sebebiyle bu tip konulara ilgi duyanlara daha çok hitap edecegini tekrarlamak isterim. Birde son olarak; ya herkes gözümüze güzel gözükseydi? temalı kitabın son bir hikayesi var, bence kitabın en başarısız hikayesi. Aslında yazarın bunu sorgulamasına gerek yoktu, bana sorsaydı ben söylerdim, ya oldugun gibi görün yada gözüme görünme kardeş diye :D
Ted Chiang'ın birbirinden kafa yakıcı sekiz öyküsünden oluşan Geliş bir solukta bitebilecek bir öykü derlemesiyken aylarca elimde sürünen bir kitaba dönüştü ama bunun temel sebebi benim ruh halimdi. Tabii bir de öykü okumayı beceremediğim gerçeği...

Sekiz öyküden en beğendiklerim Anlamak ve Gördüğünüzü Beğenmek: Bir Belgesel oldu. İkisi de beni derin mi derin düşüncelere sevk ettiler. 

Kitaba adını veren bayılarak izlediğim Geliş filminin ilham kaynayı Hayatının Hikâyesi ise açıkcası beklentimin altında kaldı.

Sıfıra Bölünme ve Yetmiş İki Harf'se en sevmediklerimden, kitabın elimde sürünmesine neden olanlardan oldu ama bu kitaptaki hiçbir öyküye sıradan diyemem. Sevmediğim hikayeler sadece konu olarak benim ilgimi çeken alanlarda değildi. Hepsi gerçekten son derece sıradışı öyküler.

Kitabın sonundaki Hikaye Notları bölümünde yazar her hikaye için nereden ilham aldığını açıklamış ve o kadar basit noktalardan yola çıkarak her birinde sizi tamamen farklı bir dünyaya attığı, böyle hikayeler yaratması gerçekten dudak uçuklatıcı bir başarı.

Bir başka dudak uçuklatıcı başarı da elbette çevirmeni M. İhsan Tatari'ye ait. Bu zorlu bilimsel ve felsefi altyapılara sahip hikâyeleri dilimize çok güzel kazandırmış. Kendisine ellerine sağlık derken imzalarken dile getirdiği benim karşıma bu kadar zorlu bir çeviri çıkmamasına yönelik dilekleri için de ayrıca teşekkür ediyorum. :)
Ted Chıang'ın Türkçeye çevrilen ilk ve tek eseridir. Bilim kurgu olan kitap 8 hikayeden oluşmaktadır.En sevdiğim hikayeler; Babil Kulesi, Sıfıra Bölünme ve filme de uyarlanan Hayatının Hikayesi adlı hikayeler oldu. Benim için farklı bir kitaptı çünkü kendileri bilim kurgu türünde okuduğum ilk kitap olma özelliğini taşıyorlar. Bilim kurgu okumaya devam eder miyim alanımdan darlandığım anlarda ilk yapacağım iş bu olacak sanırım...
İçerisinde 8 hikayenin olduğu bi kitap. İçinden 3 tanesi (Babil Kulesi, Anlamak ve Hayatın Hikayesi) çok üst düzey olan, diğerlerinin de bunların hatrına okunan bi kitap oldu benim için. Arrival filmini çok beğenmiştim esinlendiği hikaye tabi ki filmden daha iyi ve açıklayıcı :) Yine de farklı kafalarda hikayerlerden hoşlanıyorsanız arada açıp bi hikayesini okuyarak bu kitabı okuyabilirsiniz. Uzun lafın kısası hızlı tüketilmeyecek kadar değerli bi kitap olmuş, tavsiye ederim.
Keçən il kanadalı rejissor Deni Vilnev tərəfindən ekranlaşdırılmış "Gəliş" (Arrival) filmini izləmişdim. Filmdən sonra həmişəki marağımla haqqında bir neçə incələmələr etmişdim. Araşdırma sayəsində öyrəndim ki, filmdə uydurulmuş, qeyri-adi, vizual dilin çatdırılması məsələsində rejissor Deni Vilnev çətinlik yaşamış və bu məsələni həll etmək üçün alimlər Stiven və Kristofer Volframa (ata, oğul) müraciət etmişdir. Kristofer qarşısında vəzifə qoyulmuşdu ki, uydurulmuş dili təhlil etsin və kodunu yazaraq, saxta elmi böyük ekranda göstərsin. 31 yanvar günü Kristofer LiveEdu.tv ilə translyasiya ilə dilin işləmə prosesini nümayiş etdirdi. (Videoyazı bu linkdə https://www.liveedu.tv/...nd-arrival-the…/)
Bu hadisədən təsirlənən bir çox alim və filmin tamaşaçıları pərdə arxasında nələrin baş verməsi marağını boğa bilmədikləri üçün SlashFilm.com şirkəti Britaniyalı alim Stiven Volfram, aktyorlar Ceremi Renner və Emi Adamsın iştirakı ilə "Science vs Cinema: Arrival" sənədli filmini çəkməyi qərara aldı. Filmdə yazıçı Ted Çan da çəkilib (Film burada https://www.youtube.com/watch?v=xzEPU2PTjT4). Beləliklə, Volfram çəkiliş meydançasına gəldikdə ciddi şəkildə yadplanetlilərlə əlaqə problemini təhlil etməyə başladı. O hesab etdi ki, riyaziyyat heç də universal dil rolu üçün uyğun deyil. Mücərrəd hesab etdiyimiz riyaziyyatın böyük hissəsi bizim tariximiz və dünyanı dərk etməyimizlə sıx bağlıdır. Çətin ki, yadplanetlilər bizim cədvəl və sxemlərimizi başa düşsünlər. Yadplanetlilərin dilində kodlar və şifrə açma diaqramları realmış kimi yaratmalıyıq. Beləliklə, nisbətən olsa da, filmdə nə baş verdiyini anlamış oldum.
Daha sonra "Kitabsevərlər" qrupunda şair, tərcüməçi Səbuhi Şahmursoyun çin əsilli amerikalı fantast yazıçı Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" (1998) povestini ana dilimizdə tərcümə etməsi elanını gördükdə, bu əsəri artıq başqa millətlərin forumlarında, saytlarında deyil, məhz öz milli qrupumuzda müzakirə edəcəyimizin sevincini əvvəlcədən yaşadım (tərcüməçini ortaya gözəl bir iş qoyduğu üçün təbrik edirəm).
Povestdə hadisələr iki süjet xətti üzərində inkişaf edir. Birində yadplanetlilərlə əlaqə yaratmaq üçün seçilmiş linqivist Luizanın fəaliyyəti, digərində vəfat etmiş qızının uşaqlığından çoxsaylı epizodları xatırlamaq. Başlanğıcda bu iki xətt oxucuya bir-birindən ayrı, müstəqil görünür, ancaq mətn boyu irəlilədikcə, xətlər arası bağlılığı daha çox hiss edirik. Finalda isə gözlənilməz şəkildə xətlər birləşir və başqa bucaq altında çevrilir. Elə Ted Çanın özünün də dediyi kimi, "Mən həmişə hekayənin sonunu onu yazmağa başlamazdan əvvəl bilirəm. Hekayənin hara gətirib çıxaracağını bilmədən yazmağı yoxladım və bu, həqiqətən heç bir yerə gətirib çıxarmadı" (2002-ci il, müsahibəsindən).
"Sənin həyat tarixçən" povestinin ideyası linqivistikanın Sepir-Uorf fərziyyəsinə söykənir.
Dilin tənzimləyici funksiyаsının insаnın həyаtındаkı rolu çox böyükdür; bu funksiyаnın rolunu dilin ünsiyyət və idrаk funksiyаlаrının rolu ilə müqayisə etmək olar. Lakin dilin tənzimləyici funksiyаsının insan həyаtındаkı rolunu dilin başqa funksiyaları hesаbınа yаxud insаnın idrаk fəаliyyətinin əhəmiyyətini аzаltmаq hesаbınа şişirtmək olmаz. Belə solа getmə xаrici dilçilikdə neohumboldtçuluq cərəyаnının və Səpir-Uorf fərziyyəsinin
meydаnа gəlməsinə səbəb olmuşdur. Neohumboldtçulаr iddiа edirlər ki, insаnlаr mаddi аləmi yаlnız dil vаsitəsilə qаvrаyırlаr. Onlаr gerçəkliyin dərk edilməsində, qаvrаnılmаsındа şüurun rolunu düzgün bаşа düşmürlər. Səpir-Uorf fərziyyəsinə görə isə insаnlаrın dünyаgöruşü, dünyаyа bаxışı dil vаsitəsilə formаlаşır; gerçəkliyin eyni bir hаdisəsi müxtəlif dillərin nümаyəndələri tərəfindən müxtəlif şəkildə dərk edilir; müxtəlif dillərin nümаyəndələri dünyаnı müxtəlif şəkildə görür.
Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" povestində məhz bu fakt qabardılıb, vaxt məfhumuna malik olmayan (səbəb və nəticə əlaqələrini təsvir etməyən) dildə eyni aydınlıqla həm keçmişi, həm də gələcəyi düşünmək mümkündür. Amma bu situasiyanı vaxt məfhumuna malik olan təbii dillərin köməyi ilə praktik olaraq təsvir etmək mümkün deyil. Nəticədə böyük, dolaşıq fikirlər yaranır.
Povestdən bu hissə dediyim fikri daha yaxşı izah edir: "Heptapod B"dən başım çıxmasına baxmayaraq yaxşı məlumumdur ki, bu reallığı onun əsl daşıyıcıları kimi dərk edə bilmərəm. Şüurum düzxətli dillərin formasına uyğunlaşıb və yadplanetli dil təsiri necə miqyaslı olur-olsun, onun formasını tamamilə dəyişə bilməz. Dünyagörüşüm insanla heptapod arasındakı keçiddədir.
"Heptapod B"də düşünməyi öyrənənə qədər xatirələrin kiçik parıltıyla közərərək yaranan siqaret külü kimi böyüyür, indiki zamanın axan nöqtəsində qərar tutan şüurum canlanırdı. "Heptapod B"ni öyrənəndən sonra isə yeni xatirələrim hər biri bir il uzunluğundan olan nəhəng qutulara çevrilirdi, amma bunlar pərakəndə şəkildə pərakəndə yerlərə düşürdülər, yeni xatirələrim qarşıdakı əlli ili əhatə etməyə başlayırdı. Hazırki dövrün məxsusiliyi ondan ibarətdir ki, artıq "Heptapod B"ni onda sərbəst düşünəcək qədər yaxşı bilirdim, o Zınqırov və Cırcırama ilə söhbətimdən başlayıb, ölümümə qədər davam edirdi" [səh. 91-92].
Göründüyü kimi təsvirdə təsəvvür nə qədər parlaq olsa da, qəhrəmanın düşüncə xüsusiyyətini hiss etmək üçün lazım olan görüntü kifayət etmir. Bu təəccüblü deyil, axı biz elə dildə böyüdülmüşük ki, o dildə keçmiş, indiki zaman və gələcək zamanın qrammatika və leksikası müqayisə edilir.
Yazıçı Ted Çan məni nəinki süjet ideyası ilə, eləcə də dərin psixoloji bilikləri ilə də təəccübləndirdi. Povestdə Heri ananın vəfat etmiş qızı haqqında "tez-tez incəliklərinə qədər təkrarlanan yuxu görməsi" [səh. 81], yuxuda təsvir edilən yıxılma və sonrakı yuxularda dairəvi pilləkənlə yuxarı qalxmaq istəyini [səh. 82] oxuyuruq. Avstriya psixoloqu Alfred Adlerin yuxu izahlarına görə bu əlamətləri natamamlıq hissi və bu hissdən qurtulmanın (yüksəlmək istəyi)nəticəsi kimi görməliyik. Müəllifin individual psixologiyanı da gözəl bilməsi oxucunun nəzərdən qaçmır. Bütövlükdə yazıçı öz istəyinə nail ola bilib. Qurduğu hansısa fəlsəfi mətnaltı "Özün düşün" göndərməsi ilə qeyri-adi və dinamik povestində "bunu yalnız sonuna kimi oxuduqda başa düşəcəksən" ,demək istəyib. Beləliklə, hazırda olduğu şüur səviyyəsindən bir az fantastika, bir az elm, bir az da gerçəkliklə birlikdə yuxarı qalxmağa istəkli olanlar Ted Çanın "Sənin həyat tarixçən" əsərini oxusunlar.
Kitapta yer alan bazı öyküleri anlaması, sabretmesini diğerlerine göre daha zor olsa da genel olarak beğendim. Her öykünün başlangıcında kaç kelime okuyacağımızı da göstermesi ayrıca güzel olmuş.
Yeni bir şeyler okumak lazım diyorsanız kesinlikle elinize almanız gereken bir kitap. Bir nevi black mirror sunuyor aslında size farklı ve kafa açan hikayelerle hayal gücünü zorlayan düşündüren ve zihni diri tutan bir kitap.

Ben okurken büyük keyif aldım herkesin de alacağından eminim. Filmi çekilen bölümde aslında çok büyük mantık hataları var ama yine de özgün bir tema seçildiği için burada eleştirmek istemiyorum.

Sadece şunu diyebilirim: Kahve kupasının masada bıraktığı leke o! Olayı saptırmayın :)
"Eğer bilim insanları erkeklerin beynindeki hödüklük devresini kapatmanın bir yolunu bulursa bunu sonuna kadar desteklerim."
Ted Chiang
Sayfa 258 - Monokl Edebiyat
İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamak tabii ki yanlış, ama bunun çözümü 'körlük' değil. Eğitim.
Ted Chiang
Sayfa 251
Birini sevdiğiniz zaman gerçekte nasıl göründüğünü fark etmiyorsunuz.
Ted Chiang
Sayfa 259 - Monokl Yayınları
"Tepelerinde masif bir gökyüzüyle doğan çocuklar, ayaklarının altında toprağı hissettiğinde çığlık atar mıydı?"
"..bir yüze baktığında üzerinde kırışıklıklar olmasa bile sıklıkla gülümsediğini mi, yoksa somurttuğunu mu anlayabilirdi."
"Tanrı'nın amacı herkesi eşit zorluklarla yüzleştirmek değildir, herkes kendi sınavını vermek zorundadır, bu her ne olursa olsun."
Ted Chiang
Sayfa 218

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geliş
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055159535
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Stories Of Your Life And Others
Çeviri:
M. İhsan Tatari
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Monokl Yayınları
Yılın En İyi Filmi olarak nitelenen Geliş'in Kitabı.

"Böylesine etkili bir filme (Geliş) dönüşen her öykünün sonunda dikkatimi kitaba, özgün kaynağa çeviririm. Ted Chiang yalın, aman vermeden ve ışık saçarak yazıyor.
-Colson Whitehead-

"Ted Chiang öylesine orijinal ki insanın ağzı açık kalıyor."
-Junot Diaz-

"Ted Chiang tam bir hazine. Kaleminden ne dökülse bir elmas gibi parlıyor."
-Cory Doctorow-

"Geçmişte ve gelecekte gerçekleşen her olayın kaydını tutan bir vakayınamenin, Çağlar Kitabı'nın önünde duran bir kadın düşünün. Her ne kadar yazılanlar ışığın etkisiyle zamanla silinse de hâlâ devasa bir cilt bu. Kadın elinde bir büyüteçle insan cildi inceliğindeki sayfaları çevirmeye başlıyor; ta ki hayatının hikâyesini buluncaya dek.. Geleceği bilenler onun hakkında konuşmazlar. Çağlar Kitabı'nı okuyanlar bunu asla itiraf etmezler."
-Ted Chiang-

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • selen paşmakçıoğlu
  • Asya
  • Yusuf Sancak
  • Kıvanç Yıldız
  • RecepT
  • Kitap Odası
  • Hale Yükselten
  • Melisa Güngör
  • Samet Hızır
  • Serçe

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19 (4)
9
%14.3 (3)
8
%47.6 (10)
7
%9.5 (2)
6
%0
5
%9.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0