Orijinal ve Sadeleştirilmiş Metin Bir Arada

Bu muydu?

Halid Ziya Uşaklıgil
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Ocak 2016
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750730191
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 04:10
Halid Ziya Uşaklıgil'in ustalaşma döneminde yazmış olduğu çeşitli öyküler tek bir kitapta bizlere sunulmuş. Servetifünun Edebiyatı'nın temsilcilerinden biridir Halid Ziya ve bu dönemi iyi anlayabilmek için yazarın henüz kendini geliştirme aşamasında ele aldığı öyküleri okumak mantıklıdır. * * * Öykü okumayı çok seven biri değilim, bu kitabı da çok severek okudum diyemem ama yine de fena değildi. Konular çok genellemesine ele alınmıştı, öykünün içine girmekte zorlandım. Üç öykü içinde en sevdiğim ikinci öykü olan "Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası" oldu. * * * 1edebiyat1bilim1film okuma/izleme etkinliğinin Şubat ayı kitaplarındandı.
1000Kitap
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2018 52. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2018 13:25
"Halid Ziya Uşaklıgil'in unutulmaya yüz tutmuş metinleri" diye tanıtılıyor kitabın arka kapağında "Bu muydu?" Bunu bilmiyorum. Benim okul görevimin son günlerinde işime yaradı diyebilirim. Koca okulda dört beş kişi öğrencileri bekliyoruz. Liseye geçiş sürecinin terini beraber atıyoruz. Okulun korusunda soluklanıyorum. Bir de şımarık kedi musallat oldu, tırmalamadan rahat etmiyor. Arada onunla oynuyorum. Çoğunu benim geçen seneki kütüphane tasfiyemden getirdiğim kitaplarla oluşturduğumuz okul kütüphanesinde kendime kitap arıyorum. Bir sürü güzel Çehov var burada. Yasin'in incelemesinden sonra birden Vişne Bahçesi'ni de okuyasım geldi, ama sonra yine o aynı yorgunluk hissi. İşte o ara buldum Bu muydu?'yu. Hikâyeler 1880'lerin sonunda yazılmış. Üç hikâye var. İlk ikisini okudum ve üçüncüyü okumadım. Fazla sıcak var. Öğretmenler odasındaki pervane kesinlikle işe yaramıyor. Aslında yarıyor da ancak o kanepeye uzanarak okuyabilirsem kitabı o zaman bu dediğim oluyor. Arada Elif hanım çay getiriyor. Kitabı bu şekilde, iki güne yayarak ve kanepeye yayılarak okudum. Okuduğum hikâyelerin ilki yaşayamamanın bedelini ağır ödeyen bir adamın günlüğüydü; ikinci ise sempatik bir evlilik hikâyesiydi. Yazarın ilk eserlerinden olduğuna göre eserde acemi bir yazar hissi olmaması güzel bir şey. Bu hikâyeler tanıdık bir his veriyor, benzerlerini defalarca okuduğumuz hikâyeleri anımsatıyor. Daha önce hiç Uşaklıgil okumamıştım, ancak Mai ve Siyah ve elbette Aşk-ı Memnu'yu bir gün okuyabilirim diye düşünüyordum. Bu muydu? bir başlangıç olsun... üçüncü hikâyesini okumadım ama en azından Aşk-ı Memnu'yu okumam lâzım, şart, kesin! herkese iyi okumalar!
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
7/10
·200 syf.··
2020 20. kitabı
Köklerimizi bilmeden,edebiyatımızın derinliklerini,başlangıcını anlamadan üstüne bir şey bina edemeyeceğimiz fikrine kapıldığımdan beri geçmişe dönük okumalar yapıyorum.İnsan olarak bizim her ne kadar bu yüzyılda ihtiyaçlarımız yahut ürettiklerimiz farklı olsa da biz pek çok açıdan geçmişe aitiz.Yahya Kemal'indi galiba "geçmişte yaşayan atiyim." diyordu,bunu kavramak anlamak bana göre edebi terakkide bir merhaledir.Halit Ziya Uşaklıgil'in erken dönem olan (1880)bu eserinde gelecekteki yaratımının izdüşümünü görebiliriz.İlk iki hikayeyi iyi bulsam da üçüncü hika vuruculuk ve felsefesi açısından bence daha etkiliydi.Halit Ziya'nın bazen anlamsızca kurduğu ve kurguyla ilgisi olmayan zorlayıcı tasvirler bana göre edebi zayıflık içeriyor.Eseri okurken her ne kadar ocaktaki yemeği yakmış olsam da herkesin beğenecegini düşünmüyorum.
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
7/10
·200 syf.··
2021 74. kitabı
Kitabın içerisinde 3 hikaye var. Sadeleştirilenlerle orijinal metinler arka arkaya verilmiş. Aslında kitap hacimsel olarak yarısı kadar. 🌼Bir muhtıranın son yaprakları, Necip ovadaki evde adeta depresyona girmiştir. Bahar gelip komşuları gelse de hala içindeki sıkıntıdan kurtulamaz. En sonunda amcasının oğlu onu ziyarete gelir. Günlük şekilde olması ve işlediği konu ile beğendiğim bir hikaye oldu 4/5 🌼 Bir evliliğin aşk tarihi, 1 senelik evli Cevat ve İclal. iclal kocasının ona eskisi gibi hitap etmediğini, vakit ayırma adını söyleyerek serzenişte bulunur. Evlenmeden önceki mektuplaşmaları hatırlatır. Çift bunun üzerine birbirlerine yazdıkları mektupları okumaya başlar 3/5 🌼Bu muydu? Zergun ve Nesibe 2 arkadaşlar, nesibe okula giderken gördüğü bir çocukla her gün bakışır. Ve aynı kişiyle evlenirler evliliklerinin gününde zergun çok mutsuzdur çünkü evlenememiştir. Yıllar geçtikçe zergun daha çok depresyona batarken, nesibe de yaşadığı şeye bu muydu? Demeye başlar. 5/5
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2020 15:11
Halid Ziya Uşaklıgil'in 3 öyküden oluşan kitabını günümüz Türkçesiyle okumama rağmen kelimelerin büyüsüne kapıldım diyebilirim... Zamanında Muallim Naci'nin bir şiirine olumsuz yorum yapmasıyla şiirden uzaklaşıp nesre yönelmiş ama nesri şiirselleştirmiş gibiydi sanki... . 1. Öykü: Bir Muhtıranın Son Yaprakları... Yaşadığı hayattan, şehrin sıkıntısından bunalıp, bir tatil köyüne kendini atan Necip'in günlüğünü okuyoruz... Kendini başarısız görerek bir iç sıkıntısına yakalanan Necip'i, amcazadesi gelip İstanbul'a götürmeye çalışır... Özleyip geri dönsün diye İstanbul'u öyle bir anlatışı var ki... . 2. Öykü: Bir Evliliğin Aşk Tarihi... İclal ile Cevat'ın evlenmeden önce birbirlerine gönderdikleri mektupları okudukları bir öykü... O nasıl naif anlatım ... Gerçek sevgi bu sanki dedirtiyor insana... . 3. Öykü: Bu Muydu?.. Zergun'un düşünceleriyle Halid Ziya'nın, mutluluk üzerine güzel çıkarımlarda bulunduğu öykü... Hak vermemek elde değil... Bir önceki öykü ne kadar huzur verse de bu öykü içini yakıyor insanın... Gerçekten adının hakkını veren bir öykü olmuş. Bu Muydu?..
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
5/10
·200 syf.··
2019 15. kitabı
Servetifünun nasıl bir dönemdir, ne büyük karamsarlık hakimdir aydın genç neslin üzerinde bilirsiniz. Hep bir kaçış yolu arayan, pembe hülyalı uzaklar hayal eden bu neslin kederinin üstünde dönemin yöneticilerin katkısı çoktur gerçekten. Servetifünun döneminin ve birçoklarına göre Türk Edebiyatının en önemli roman yazarlarından Halid Ziya’nın bu üç kısa hikayesinde de bahsedilen dönemin tüm karamsarlığını görmek mümkün. Neredeyse feminist bir bakış açısıyla yazılmış “Bu mudur” adlı hikaye iki genç kızın her ne kadar farklı yolları seçmiş olsalarda aynı acı kederde birleşen hayatlarını anlatırken “Bir Muhtıranın Son Yaprakları” naif ruhlu ve şair olma hayalindeki ortak Servetifünun “tip”inin hasta ve zayıf karakterini günlükleri aracılığıyla gözler önüne seriyor. Üçüncü hikayemiz ise diğer iki hikayeye inat aşkın varlığını kanıtlarcasına yazılmış “Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası” adlı eser. Öyküler 1880 yılları ve sonrasında yazılmış. sadeleştirilmiş metinler, orijinalleri ve hatta mini bir sözlük ile birlikte basılmış ki bence mükemmel olmuş. Halid Ziya’ yı Aşk-ı Memnu’nun ötesinde tanımak isteyenlere tavsiye edilir. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
Bu Muydu?
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2020 10:15
Bence tam olarak buydu.Halid Ziya döneminin insanının sıkıntılarını, arayışlarını, aşkları ve evliliklerini kısa ama çok hissedilebilir bir şekilde anlatmış.En sevdiğim öykü “Bir Muhtıranın Son Yaprakları” oldu.Necip’in yaşamayı bırakmışlığı ve umutsuzluğu beni çok etkiledi.Kitabı beğendim.
1000Kitap
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
Bu Muydu?
7/10
·200 syf.·
2021 8. kitabı
Kitapta hem orijinal hem de sadeleştirilmiş metinlerin bir arada verilmesini çok beğendim. Orijinal metnin sonunda yer alan sözlük ile zenginleştirilmiş bir okuma yapma fırsatı bulabilirsiniz. Kitapta üç hikaye yer alıyor: *Bir Muhtıranın Son Yaprakları* (1888) Bazı sebeplerden ötürü hayatta bir şeyler yapmak hevesini tamamen kaybeden bir adamın ruhsal çalkalanmaları anlatılıyor. Buradaki ana karakter Mai ve Siyah'taki Ahmet Cemil karakterini müjdelemiş. *Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası* (1888) *Bu Muydu?* (1896) Genç kızların evlilikten beklentileri ve hayatlarına adeta büyülü bir değnek dokunmuşcasına değişeceğine olan inançları üzerine durulmuş. Burada da Aşk-ı Memnu'daki Bihter'in ayak sesleri duyuluyor. Hikaye/öykü okumaya çok alışkın olmadığım halde bu kitabı okumaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Daha önce herhangi bir hikaye kitabında karakterlerin ruhsal bunalımlarının bu şekilde betimlendiğine şahit olmamıştım. Benim gibi öykü okumaya alışkın olmayanlar rahatlıkla okuyabilir. :)
Edebiyat
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
7/10
·200 syf.··
2019 52. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2019 20:32
Halid Ziya Uşaklıgil'in öykülerini Bitmemiş Defter ile tanıyıp çok sevmiştim. Bu Muydu? da 3 öyküden oluşan bir kitap. Ama maalesef bu öykülerden aynı tadı alamadım.  İlk öykü baya kasvetli, mutlu insanı bile bunalıma sokacak derecede sıkıcıydı. Bu türün sevenleri çok ama benim zevkime hiç uymuyor. İkincisi bence kitaptaki en tatlı en sevilesi öyküydü,  yeni evli bir çiftin nişanlı oldukları dönemde birbirlerine yazdıkları mektuplarla geçmişi yad etmeleri üzerineydi. Üçüncü öykü aslında güzel başladı ama sonlara doğru çok sevemedim onu da. Biraz hayal kırıklığı oldu benim için.
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
ÜÇ ÖYKÜ İLE EVLİLİKLER ÜZERİNE..
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 13:34
”İnsanın hayatında mutlu geçen dakikaları ne kadar azdır.O dakikaları da mahiyeti anlaşılmayarak bir sarhoşluk hali içinde geçer.Mutluluk bir hayal gibi gözlerimizi bulandırarak uçuyor,her zaman var olan aşikar kalan bir şey var;Hayatın boşluğu!” Sırasıyla üç öyküyü okuyoruz;”Bir Muhtıranın Son Yaprakları”,”Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakarası”ve “Bu Muydu?”.Servet-i Fünun döneminin aydınlarının penceresinden baktığımızda öyküler evlilik,evliliklerini gözden geçiren çiftler ve dönemin gençliğinin evliliğe bakış açıları gibi kavramları anlatıyor.İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Bu muydu?Halid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2016285 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.