·202 syf.····Okunma: 28 Ocak 2024 23:32 Kitabın kendi içerisinde de yazan bir cümleyle başlamak isterim bu yazıya; “Bir kitabı kapağına göre yargılama..” Bu kitabı genellikle olumlu yorumlarıyla popüler bir okura sahip olması sebepleriyle edinmiştim. Bu sebeple ilk elime aldığımda kıpkırmızı rengiyle beni pekte tatmin edememişti. Ancak bu önyargıyı kitabın daha bir solukta tamamlama isteğiyle bitirdiğim birinci bölümünde atlattım demeliyim. Birbiri arasındaki bölümlerin geçişi her seferinde sanki bir filmin sezon finali tadında istemenizde diğer bölüme başlamış buluyorsunuz kendinizi. Kesinlikle bilimkurgu severler için tavsiyemdir. Evet olmayan ve olmayacak türden olayların anlatıldığı bir kitap olmakla beraber, içerisinde bahsedilen çoğu durum ve sözlerle de aslında günümüzde olan ve olmaya yatkın “cehaletin” altını çizmektedir. Tek bir bilgiye körü körüne bağlanmak ve at gözlüklerinin radarından ayrılmamak, maalesef ki deyim yerindeyse “çağımızın vebası”. Okuyan hele ki tane tane okuyan herkesin lezzet alacağına inandığım bir kitap. Anlaşılır, açık ve sürükleyici. İçerinde geçen bir kaç altını çizdiğim cümlelerden de eklemek isterim buraya. İyi okumalar herkese..
“İyi yazarlar hayata sık sık dokunur. Vasatlarsa elini hayatın üstünden çabucak geçirir. Kötüler hayata tecavüz eder ve onu sineklere bırakır…”
“Öyle bir çağda yaşıyoruz ki çiçekler bereketli topraklarda iyi yağmurlarla büyümek yerine çiçeklerden beslenerek yaşamaya çalışıyor..”
“Ölmenin güzel tarafı bu; kaybedecek bir şeyin olmayınca, istediğin riske girebiliyorsun.”
“Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.”
“İnşa etmeyenler yakmalıdır.”
“Kulağına fısıldanırsa, insan uyurken bile bilgi edinebilir derler.”
“Gecenin içinde çok uzaklardan, şehrin diğer ucundan, çevrilen bir sayfanın çok hafif fısıltısı geldi.”
“Cehaletini gizlersen kimse sana vurmaz ve asla öğrenmezsin.”
“Tehlikelidir bilginin azı, ya kana kana iç ya da hiç tatma..”
“Fazla itiraz gerçeğin itibarını düşürür..”
“Sonu iyi olan her şey iyidir..”
“Ateş bu kez ‘yakmıyordu, ısıtıyordu.’ o ateş tuhaftı, çünkü Montag için farklı bir şey ifade ediyordu.”