Puan vermedi·480 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ocak 2024 23:57 "Senin yazgın öyle ki, yıllar geçtikçe artan direnme gücün değil, kopup uzaklaşma yeteneğin."
Cesare Pavese'nin 1935 yılından başlayıp intiharından 9 gün önce, 18 Ağustos 1950'de biten günlüklerinden oluşuyor Yaşama Uğraşı. Günlükler boyunca şiirleriyle ilgili düşüncelerinin nasıl geliştiğine, hayatından nasıl kadınların geçtiğine ve onda ne yaralar bıraktığına, hangi başarılara imza attığına, en kötüsü de; dönüp dolaşıp intihara dokunan düşüncelerine şahitlik ediyorsunuz. Oldukça hassas bir ruh. Dostları var, ayrıca döneminin en tanınmış yazarlarından; ama aynı zamanda kendisini yalnız bırakmamak için bütün akşam aynanın karşısında oturan biri o. Kalabalıklar içinde yalnız, deyimi işte onun için söylenmiş gibi.
Son yıllarında çok büyük başarılara imza atmaktadır Pavese, ama bunun yaşamakla hiçbir ilgisinin olmadığını söyler. İşte bu noktada Pavese'nin gençliğinden beri arzuladığı şeye ulaşmasının ardından boşluğa düştüğünü görürüz. Kendisine sürekli "şimdi ne yapacaksın?" "Kısacası, ne zaman yaşıyorsun?" sorularını yöneltir. Ölümü reddetmek için hiçbir sebebi kalmamıştır artık.
Ve böylece kariyerinin en parlak döneminde, ülkesinin en büyük ödülü olan Strega'yı aldıktan sadece birkaç hafta sonra bir otel odasında yaşamına son verir. 15 yıldır aklında olan düşüncenin sonunda eyleme dökülmüş halidir bu artık. İntiharından 9 gün önce günlüğüne yazdığı son cümleler ise özellikle manidar: "Tiksiniyorum bütün bunlardan. Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım."