Dönüpte kendimize bakmayı unuttuğumuz, eksikliği hep başkalarında gördüğümüz, bencillikten paylaşmaktan korktuğumuz günden beri insanlık her konuda cimrileşmeye ve kibrini büyüttükçe büyütmeye devam etti…
Herkes her konuda ya haklı ya da haklı başka bir izahı yok, - bu da benim yanlışım demek yok. Kanım ısınmadı, enerjim tutmadı, güzel bakmadı, iyi giyinmedi, beni dinlemedi… diye diye toplum dışına itmeye çalışıp çabalayanların kolayca ihanet edip ihanete uğrayanların hikayesine dönüştü yaşam. Hayat zor, bir çırpıda silip atmak çok kolay olmuş artık.
Yine bir Stefan Zweig kitabı ve yine kitap bittiğinde içimde aynı yarım kalmışlık hissi. Lyon’da Düğün kitabında üç farklı öykü ve bu öykülerde toplum dışına itilmiş karakterlerin üzerinden insanlık durumunu analiz eden bir Stefan Zweig…
Özellikle insanların eksikliği üzerinden bakış açımızı değiştirecek betimlemelerini çok beğendim. Okumak için acele edebilirsiniz.