Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 31 Ocak 2024 14:20 Şiir acı yüklü sözdür."
Kendimi bildim bileli şiirle hemhal olmuş biri olarak şiir okurken hayli seçici davranıyorum. Çünkü şiir deyince insanın yürek yaralarına dokunan insan ile hemhal olabilmiş ruhta iz bırakabilen süslü olmayan sadeliği ile insanı yormayan sözcükler geliyor aklıma. Şiir bir düz yazı değildir hiçbir zaman. Şairin hissettiklerini hissetmemiz imkansızdır lakin şiiri okudukça insan kendi soluğunda hissedebilmeli diye düşünüyorum duygu yüklü kelimelerin tadını.
Her şiir okuyuşumda şairin ruhunda bir gezintiye çıkmış gibi hissederim kendimi. Her sözcüğün içinde saklı kalmış hüzünleri aşkları mutlulukları ve belki en çok acıyı aramaya çıkarım. Her mısrada bir iklim yaşanır sanki ve boşluklar yorgun ruhun nefes alış verişleridir.
Şair çok acı çekmiş ki kelimelerin çoğu verdiği anlamın altında kaybolup gitmiş. Umuda dair kırıntılar kendini hissettirse de gecenin karanlığını mürekkep yapmış kendine. Sırtında özgürlüğün zehirli hırkası ve ruhunda açılmış derin yaraların sessizliği ile iyileşmek istememiş sanki. Daha çok kanatmış yaralarını şiirlerle. Öylesine pervasızca kurmuş ki bazen cümleleri bir idam mahkumun çaresizliğini ve umursamazlığını yaşar gibi yazmış..
Füruğ şiirlerini sanat için,toplum için değil kendi acıları için yazmıştır.Şiirleri onun için bir kurtuluş, dinlenme yeri olmuştur.Hatta şiir için şöyle der:"Benim için hayatta en önemli şey şiirdir, ve şiir kendime ve yaşantıma karşı duyduğum sorumluluktur". Kimileri aşkından, kimileri kederden,kimileri mutluluktan yazar şiir. Ama bazıları zorunda kalmıştır şiir yazmak için...
Sığmamış yere göğe çoğu zaman. Sustukça çoğalmış yalnızlığı ve yalnızlığını göremediği çocuğu yerine koymuş. Özledikçe basmış bağrına canı yandıkça daha çok özlemiş..
Şiirler şairden şair ise şiirlerden yorgun. Okumalı evet ama güneş doğarken...