·235 syf.····Okunma: 28 Ocak 2024 00:22 Kitabın içeriği, verilen mesajlar çok kıymetli. Büyük, küçük herkese hitap eden duygusal bir kitap. Etkileyici diyaloglardan oluşuyor. Ben ağlamadım, galiba okuduğum zamandaki psikolojimden kaynaklı. Pal Sokağı Çocukları ve canı pahsına savundukları vatanları, “Arsaları”. Kitap çocuklar üzerinden bize çoğu duyguyu çok güzel bir şekilde aktarmış ve bunu çok sevdim. Dostluğu, ihaneti, Cesareti, Vicdanı… “Yüzbaşı Ernö Nemecsek” sen çok güzel bir çocuksun. Ufak tefek yapına rağmen çok büyük kalbin ve cesaretin var. Boka bir lider nasıl olmalı diye sorsalar seni örnek gösteririm. Aklıyla hareket eden, grup çıkarlarını düşünen, planlı bir komutan “Jones Boka” ve diğer güzel pal sokağı çocukları….En hüzünlü beni derinden vuran yerlere gelicek olursak; Nemecsek’in ağaca çıkıp kızıl gömleklerinin planlarını dinlediği o an. Aşağı inip kızıl gömlekliler ve liderleri Feri ats’ı cesaretiyle hayran bıraktığı o sahne mükemmeldi. Sonra Nemecekin hasta olduğu zaman Boka’nın gece evine dönmeyip onun evinin kapısının önünde volta attığı zaman düşmanları Feri atsın da gelip Nemecekin durumunu sorması… düşman da olsanız bir yerden sonra vicdanınız ağır basıyor işte. En sonda ise Arsanın mühendisler tarafından bina yapılacağını Bokayla öğrendiğimiz zaman ki hayal kırıklığı ve Boka’nın ağzından çıkan şu cümleler, “Zavallı Nemecsek, madem Macun Derneğinin kendisini affettiğini bildirmek için eve gelen çocukları görmek kısmet olmamıştı, hiç olmazsa, uğruna öldüğü vatanının elinden alındığını da görmeden kapatmıştı gözlerini”.