Gönderi

Puan vermedi·415 syf.··
2024 2. kitabı
Dostluğun iyileştirici gücüne dair unutulmaz bir hikaye… Aşık insan kendi gözlerini çıkarmalı, gerçeklerden ödün vermelidir. Tanrısını öldürmüş bir insan, doğal olarak toplumun iyi ve kötü anlayışını da reddeder. Kendi ahlak yasasını oluşturur. Friedrich Nietzsche de böyle bir insan, kendisinden sonraki kuşağın onu anlayacağını biliyor ve düşüncelerini kayıt altına alıyor. Baş ağrılarını yeni fikirlerinin doğum sancıları olarak görüyor. Kitabı okurken Nietzsche‘nin fikirleri üzerine derin derin düşünmek hatta bazen de bir satırı iki, üç kere okumak zorunda kalırsınız. Nietzsche Ağladığında ile Irvin D. Yalom, öyle sorular sorarak sizi zorlar ki, kitabı bir köşeye bırakıp, cevap ararsınız. Bu sizin Nietzsche‘yi ne kadar kabullendiğiniz ile alakalıdır. Hak verdiğiniz fikirleri olduğu gibi, yanlış bulduğunuz fikirleri de olabilir. Nietzsche huzurlu ve mutlu olabilmek için insanın inanması ve iman etmesi gerektiğini ama hakikatı bulmak isteyen insanların ise bu huzurdan vazgeçmeleri ve acı çekmeye mahkum olduklarını düşünür. Fakat hakikat ve sorgulama beraberinde ızdırap getirir. Kendinize şöyle sorabilirsiniz; insan inanmasına rağmen, yeteri kadar iman etmediği ve tanrısına layık olamadığı için huzursuz olamaz mı? Bundan acı çekemez mi? Bence, çekebilir fakat sizce de bu acıyı mutlu olmak için çekmiyor mu? Bu, cennet için yani sonsuz mutluluk için çekilen acı değil midir? Peki tanrısız bir insan, bir gün yok olacağını bile bile mutlu olabilir mi?
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.