·75 syf.····Okunma: 04 Şubat 2024 20:52 Cemil Süleyman Fecr-i Ati topluluğunun öne çıkan bir üyesi olarak daha çok II. Meşrutiyet döneminde yazan yazarlardan birisi. Kendisinin okuduğum ilk kitabı “Siyah Gözler” oldu.
Roman, otuzlu yaşlarına gelmiş dul bir kadının yirmili yaşlardaki siyah gözlü genç delikanlıya duyduğu sevgiyi, aralarında geçen aşk ilişkisini, ikilinin birlikteliğini ve bunun sonucunda meydana gelen hazin durumları anlatıyor.
Kendisinden yaşça küçük delikanlıya hissettiği aşk git gide psikolojisini etkilemeye, onu takıntılı bir hale getirmeye başlıyor. Bir yandan bu aşkın ruhunda yarattığı duygu çatışmalarıyla mücadele ederken, diğer yandan da hissettiği yoğun kıskançlık ve endişelerle boğuşan kadının hem zihninde beliren hem de kalbinde meydana gelen korku, çaresizlik ve yalnızlık hissiyatı başından sonuna kadar adım adım aktarılıyor.
Bir kadının iç dünyasını bizlere olduğu gibi yansıtıyor. Kadının ruh hallerindeki değişkenliklerine, nasıl hızlı bir şekilde farklılaştığına, ne sıklıkta duygu geçişleri yaşadığını gösteriyor.
Kendisi aynı zamanda bir doktor olan Cemil Süleyman’ın ruhsal analizleri ve insan psikolojisi üzerine olan bilgisini edebiyat ile şekillendirmesi romanı daha gerçekçi yapıyor.
Dul bir kadın olarak sürekli ‘Elalem ne der?’ düşüncesinin insana nasıl baskı yaptığını, neler hissettirdiğini, nelere sebep olabileceğini açıklarken sadece geçmiş dönemler değil günümüzde de var olan toplum baskısının, ahlak bekçiliğinin farklı olmadığını, dul kadının cinsiyetinden dolayı toplumda bulunduğu konumundan bahsederek yazar adeta ileriyi görmüş.
Siyah Gözler kitabında isimsiz kadın daha ön planda olsa da yazar erkek karakterin de dünyasına girmeden edemiyor. Aile baskısı ve evlenme zorunluluğu, bekar bir erkeğin dul kadın ile olan beraberliğinde toplumun dayatmalarını, baskılarını birde erkeğin gözünden değerlendirmeyi, ruh çözümlemeleri yapmayı da ihmal etmiyor.
Kadın psikolojisinin aşk hayatına nasıl etki ettiğini işleyen oldukça güzel bir kitap olmuş. Tavsiye ederim.