·256 syf.····Okunma: 05 Şubat 2024 00:00 “Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır.”
Özgün adı The Bell Jar olan Sırça Fanus, Amerika Boston doğumlu yazar Sylvia Plath’in, otobiyografik özellikler taşıyan, 1963 yılında yayımlanmış tek romanı. İlk Türkçe baskısı 1987 yılında yapılmış.
1950’li yıllarda geçen roman, başarılı bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood’un zekasına ve edebiyattaki üstün yeteneğine rağmen, depresif ve melankolik kişiliği, hayata tutunamayışı, topluma ve toplumsal kurallara yabancılaşması, intihar eğilimi üzerine kurulu bir başyapıt. Esther, henüz 19 yaşındayken bir moda dergisinin açtığı yarışmayı kazanan on iki kişiden biri. Yarışma ödülü olarak New York’ta bir aylığına bu moda dergisinde çalışma hakkı yanında, bütün masraflarının karşılandığı bir hayat, bi dolu hediyeler, pahalı restoranlarda yemekler, gösteri biletleri, pahalı kıyafetler, kuaförler, cilt bakımları kazanıyor. Sıcak bir yaz mevsiminde bu şaşalı hayat içinde bile Esther mutlu değil, hep buhranlarda. Kitabın ikinci yarısında, Esther, New York’taki bu ihtişamlı hayatını bitirip de evine dönünce psikolojisi tamamen kötüleşmeye başlıyor. Kendisi de intihar ederek ölen yazar Slyvia Plath’in, Esther karakterini bu kadar üstün yeteneğe ve çok da zorluk yaşamamasına rağmen hayata tutunamayan, aşırı depresif, hep buhranlarda, öz bakımını bile yapmayan bir genç kız olarak yazmasına çok anlam veremedimBazı insanlar bence tamamen nedensiz bu denli melankolik olabiliyor ki kişiliğime tamamen zıt olan böyle bir durum için empati yapmak benim için imkansız. Kitabı çok sevdim çünkü New York’ta geçen muhteşem o bir aya bayıldım keşke benim de böyle bir ödülüm olabilseNew YorkNew YorkHayallerimin kentiAma Esther’i kesinlikle anlamadım anlayamamNeden Esther neden yaadeğer mine güzel hayatın varne güzel yeteneklerin var