Yanlış bir uçağa biniyorsunuz ve uçağın nereye indiği belli değil. Hangi ülke anlayamıyorsunuz, dilini bilmiyorsunuz ve orada yaşayan insanlarla ortak bir dilde bile buluşamıyorsunuz. Bu durumda siz ne yapardınız?
Budai, bir Dilbilimciydi. Uçağın farklı bir yere indiğini fark ettiğinde iş işten geçmişti. Anladığında ise olayları irdeleyecek durumda değildi. Herkesin başına gelebilirdi, çözülemeyecek bir sorun değildi. Ayrıca Dil bilimci olan Budai’nin biraz avantajı vardır diye düşünülebilir. En az iki düzine dil ve bu dillerin yapısını bilen birisi bir şekilde bu insanlarla iletişim kurabilirdi. En azından ilk başlarda Budai bu şekilde düşünmüştü. Bildiği tüm dillerde gördüğü herkesle iletişim kurmaya çalışmış ancak konuşulan dili herhangi bir dile benzetmeyi geçin kökenine dair bir çıkarımda bile bulunamamıştı. Oysa ki işi buydu. Onun gibi birinin bu kadar çaresiz kalması sarsıcıydı. Ne yapacağını bilemiyordu. Etrafında sürekli kulağa uydurulmuş gibi gelen kelimeleri kullanan kaba saba ve aceleci insanlar vardı. Kendini çaresiz ve yapayalnız hissediyordu.Bulabildiği her ipucunu kullanmalı, birbiri ile bağlantı kurmalıydı. Sesler, yazılar, binalar, insanların görünüşü, jest ve mimikleri…
Dil ve toplum ilişkisine değinen ayrıca bireylerin etrafında onu anlayan insanlarla çevrilmesinin ne kadar önemli olduğu gösteren bir eser Epepe. Dil, toplumu toplum yapan en önemli unsurlardan biriydi. Birleştirici bir gücü vardı. Sadece derdini bir şekilde aktarabilmek değildi mesele. Gereksinimlerinizi el kol hareketleri ile de pekala anlatabilirsiniz. Ama insanlar bundan daha karmaşık yapıya sahipti ve bu yeterli gelemezdi. İnsan; anlatmalıydı ama tam olarak anlaşılmalıydı, paylaşım yapmalıydı. Tüm bunlar hayatın getirdiği zorunluluktan değil ihtiyaçtan geliyordu.
Budai karakterinde gördüğümüz gibi dilini bilmediğin bir toplumda iletişime geçemezsen, anlaşamazsan, duygusal bir bağ kuramazsan o toplumdan uzaklaşırsın. Toplumdan uzaklaşan insan yavaş yavaş kendine de uzaklaşır ve bir yabancıya dönüşür. Kendisi için bile bir yabancı..
Epepe oldukça ilginç ve alışagelmemiş konuya sahip. Akıcı, merak duygusu uyandıran ve sonu için heyecanlandıran bir anlatıma sahip. Yer yer hikayeden kopmuş hissi oluşsa da ve sonu için daha farklı bir son beklentisine girilse de genel olarak güzel ve okunulası bir kitap. Özellikle Distopik kitap sevenler fırsat verebillir.