Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
31 Mayıs 2023
Yayınevi:
Notos Kitap
Orijinal Adı:
Épépé
ISBN:
9786057643995
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2023 00:00
Helsinki Dilbilim Kongresi’ne katılmak için yola çıkar Budai. Gideceği yeri bilir ama vardığı yer şaşırtır onu. Bir yanlışlık olmalıdır, burada bambaşka bir dil vardır, bilmediği hatta hiç duymadığı bir dil.. Öyle kalabalıktır ki burası gözünü korkutur Budai’nin. Yapması gereken tek bir şey vardır: beklenildiği yere gitmek. . Dil ile birey arasındaki ilişkiyi, bilinmezliğin ve çaresiz hissetmenin anlatıldığı akıcı ama zorlayıcı bir eserdi Epepe. Zorlayıcı diyorum çünkü Epepe’yi okurken sürekli sıkışmış hissettim, insanlara sıkışmış-duvarlar arasına sıkışmış-yollarda sıkışmış. Anlamak ve anlaşılmak ne önemliymiş dedim. Halbuki kendi kendimi anlamaya çalışmak bile yeterli olur sanıyordum, değilmiş. Sevdiğim, üzerine bolca düşündüğüm, sonunu kafamda kurgulamaya devam edip eklemeler yaptığım bir eser oldu, tavsiye ederim ~ . Sevgi Can Yağcı Aksel çevirisi, Virginia Elena Patrone kapak tasarımıyla ~
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2023 150. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2023 07:12
Epepe / Ferenc Karinthy Merhabalar. Bugünki kitabım, sonu nereye varacak diye deli gibi bir merakla okuduğum Epepe. Eser, bir dilbilim uzmanının bilinmeyen bir dil ve kültürde kayboluşunun hikayesini anlatıyor. Helsinki Dilbilim Kongresi’ne gitmek için bindiği uçakta uykuya dalan Budai uyandığında bambaşka bir dünyada bulur kendini. Öyle ki hemen her ırktan insanın olduğu, dillerini ise ilk kez orada duyduğu bir yabancılıktır bu. Dil bilmeyince anlaşamaz da kimseyle. Kendine bir otel bulur. Oteldeki asansör görevlisiyle, ben diyeyim Epepe siz deyin Tepepe ile bir yakınlık da yaşar. Bir an önce evine, iş arkadaşlarına ulaşmak zorundadır ki bu bilinmezlikten bir çıkış yolu bulabilsin. Ancak insanlar sanki kör sanki dilsizdir. Dillerini bilmeyince görünmezdir adeta onlar için. Gökdelen inşaatları, kalabalık şehirler, iç savaşlar ve ayaklanmalarla sözde modern dünyada olduğunu anlar. İklimi, flora ve faunasıyla da coğrafi konumunu belirlemeye çalışır bu farklı evrenin. Ama neresidir bu yer? Canım EzgiEzgi ile bu eser hakkında yaptığımız beyin fırtınalarının haddi hesabı yok. Budai şu an nerde, ne yapıyor hâlâ meraktayız:) Yazarın kurduğu bu distopik evrende kilittaşı dildi. Dili çözebilirse hayatta kalabilecekti dilbilimci Budai. Eserde dilin önemine yapılan vurgu çok değerliydi. Toplumları yok etmek için artık topla tüfekle savaşlara pek de gerek yok. Dilini boz, kültürünü yozlaştırır, demografik yapısını dağıt işlem tamam hesabı. Bu anlamda eseri çok kıymetli buldum. Eserin kurgusu Kafka’nın Dava’sı, Orwell’ın 1984’ü ile paralel bir çizgideydi. Tavsiyemizdir elbette, özellikle farklı bir metin arayışındaki okur Epepe’yi çok sevecek. Sevgilerimle #alıntılatım “Savaşı, ölülerini bu kadar çabuk unutmuş olabilirler miydi gerçekten? Bunu vefasızlık olarak
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
BEN HANGİ GEZEGENDEYİM;
8/10
·238 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 21:16
Macar Edebiyatının başyapıtı olarak nitelendirilen bir eserle geldim.Çoğu okur tarafından bilinmeyen,kimi okurlara göre de zorlayıcı olduğu söylenen bu eseri ben hep bir umutla okudum.Öyle ki kahramanın bu sıkışmışlık ve kaybolmuşluk duygusundan çıkacağını umut ettim. Dedim ki yazar kahramanına bu durumu çok görmemiştir. Sonucunu elbette söylemeyeceğim.Nasıl bir duygu içinde okumamı bilmenizi istedim. Eleştiriler yumağı içinde kaybolduğum bir hikayeydi okuduğum. Dilini,kültürünü,coğrafyasının nasıl olduğunu bilmeyen bir karakter ayakta kalma mücadelesi,Yaşama tutunmasını ve en önemlisi kendi ülkesine geri dönmek amacıyla girdiği türlü oyunları ve çabaları okurken sıkışmışlık hissettim. Öyle ki, kahramanla beraber o içimde ki umudumu hiç bitirmedim. Distopik olan bu hikayeyi okurken kaybolmuşluğu dibine kadar yaşayacağınıza emin olabilirsiniz. Ve var olma çabası, kahramanımızın bu ülkede bende yaşıyorum,sizden biri değilim belki ama bende burada nefes alıp veriyorum çığlıklarını satır aralarında duyacaksınız.Bu durum sizi üzecek biliyorum fakat nedenini sorgulamaktan da kendinizi alamayacaksınız.... Bu sorular için bile şans verilmeli hikayeye. Sevgiler
1000Kitap
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2024 3. kitabı
Yanlış bir uçağa biniyorsunuz ve uçağın nereye indiği belli değil. Hangi ülke anlayamıyorsunuz, dilini bilmiyorsunuz ve orada yaşayan insanlarla ortak bir dilde bile buluşamıyorsunuz. Bu durumda siz ne yapardınız? Budai, bir Dilbilimciydi. Uçağın farklı bir yere indiğini fark ettiğinde iş işten geçmişti. Anladığında ise olayları irdeleyecek durumda değildi. Herkesin başına gelebilirdi, çözülemeyecek bir sorun değildi. Ayrıca Dil bilimci olan Budai’nin biraz avantajı vardır diye düşünülebilir. En az iki düzine dil ve bu dillerin yapısını bilen birisi bir şekilde bu insanlarla iletişim kurabilirdi. En azından ilk başlarda Budai bu şekilde düşünmüştü. Bildiği tüm dillerde gördüğü herkesle iletişim kurmaya çalışmış ancak konuşulan dili herhangi bir dile benzetmeyi geçin kökenine dair bir çıkarımda bile bulunamamıştı. Oysa ki işi buydu. Onun gibi birinin bu kadar çaresiz kalması sarsıcıydı. Ne yapacağını bilemiyordu. Etrafında sürekli kulağa uydurulmuş gibi gelen kelimeleri kullanan kaba saba ve aceleci insanlar vardı. Kendini çaresiz ve yapayalnız hissediyordu.Bulabildiği her ipucunu kullanmalı, birbiri ile bağlantı kurmalıydı. Sesler, yazılar, binalar, insanların görünüşü, jest ve mimikleri… Dil ve toplum ilişkisine değinen ayrıca bireylerin etrafında onu anlayan insanlarla çevrilmesinin ne kadar önemli olduğu gösteren bir eser Epepe. Dil, toplumu toplum yapan en önemli unsurlardan biriydi. Birleştirici bir gücü vardı. Sadece derdini bir şekilde aktarabilmek değildi mesele. Gereksinimlerinizi el kol hareketleri ile de pekala anlatabilirsiniz. Ama insanlar bundan daha karmaşık yapıya sahipti ve bu yeterli gelemezdi. İnsan; anlatmalıydı ama tam olarak anlaşılmalıydı, paylaşım yapmalıydı. Tüm bunlar hayatın getirdiği zorunluluktan değil ihtiyaçtan geliyordu. Budai
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
Macar edebiyatı bir hazine, Epepe de bu hazinenin nadide parçalarından biri. Epepe yazıldığı dönem için yaratıcı ve anlamlı bir distopya. Alanında yetkin bir dil bilimci olan Budai, Helsinki'deki kongreye gitmek için uçağa binmiştir ama gözünü açtığında kendini hiç tanımadığı bir ülkede, yabancı bir kültürün içine fırlatılmış olarak bulur üstelik bildiği bir yığın dil hiçbir işine yaramamaktadır. Helsinki'de olmadığını kendini otele bırakan otobüsten inince anlar ve müthiş bir kaosun içinde debelenmeye başlar. Kitabın en başarılı yanı Budai'nin çaresizliğini ve içine düştüğü ruh halini okura yansıtması. Budai ile beraber tedirgin oldum, çabaladım, çaresizliği yaşadım. Oldukça değişik bir kültürün içine düşen Budai her yolu dener ama yolu çok dikenlidir, hayal kırıklığı ile boğuşur durur. Kalabalık içindeki yalnızlığın ,insanın kendini ifade edememesinin hazin yansımalarını Budai aracılığıyla anlatmış bize. Yabancılaşmayı, hiçleşmeyi, iletişimsizliğin etkilerini, sürü psikolojisinin insana yaptırdıklarını hafızamıza kazıyor yazar. Kişiler kitleler, yığınlar halinde, kaotik bir kalabalık. Eser çok iyiydi de bir de sonu olsaydı tadından yenmeyecekti, çok mutlu olacaktım. Bazı şeyler havada kaldı ama bu kitabı okumak için engel değil, sonuna kadar nefes almadan okudum. Macar edebiyatı seviyorum.
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 07:10
Öfke, fesatlık, nefret iki kutuplu duygulardır. Duyguya duyguyla karşılık vermek olanaklıdır, kafa tutmak, düşmanını bulmak, onunla savaşmak, ona meydan okumak ve alt etmek de... #ferenckarinthy #epepe Şimdi ben bu kitabı nasıl anlatsam nereden başlasam bilemedim Ferenc Karinthy, 1921 Budapeşte doğumlu. Pazmany Peter Üniversitesi'nde dilbilim doktorası yapmış . Babası dünyaca ünlü yazar ve gazeteci, annesi Aranja Böhm 1944'te Toplama Kampı'nda katledilerek öldürülmüş. Bunları neden yazdımÇünkü kitabın kahramanı bir dilbilim uzmanıİşler öyle karışıyor ki "nereden düştüm bu kurmacanın içine" demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi Kitabın ilk sayfasını bırakın, ilk cümlesi sinyali veriyor zatenKahramanımız Budai(bana göre adını Budapeşte'den ilham almış)Helsinki'de Finlandiya 'ya Dilbilim Kongresi'ne katılmak için uçağa biniyor ama aktarmada yanlış uçağa binince başlıyor asıl maceraSerüvenden çok bir anda yazarın kendi düşünce dünyasının kurmacasında buluyorsunuz kendinizi Adını, dilini, kültürünü bilmediğiniz bir ülkede yaşamınızı nasıl devam ettirebilirsiniz? Şöyle ifade edeyim. Haritada adından bir ibare bile yok. Bir işaret, bir harf, bir dil, bir alfabe... daha ne sayayım sizePasaport yok, kimlik yok, yaşamını devam ettirebilmesi için para yok yok yok... Aklınız ters düz oldu değil miPostane bile yok o kadar diyim sizeEşinize, dostunuza, iş arkadaşlarınıza, ailenize ulaşamıyorsunuz. Çaba gösteriyorsunuz ancak hep bir terslikle karşı karşıya kalıyorsunuzOkurken geriliyorsunuz, sinir oluyorsunuz, çığlık atasınız geliyor o anHayali kahramanlar havada uçuşuyor adeta. Ülkenin bayrağı bile yok çünkü ortada ülke denen bir şey yokBir levhadan, bir harften medet umar duruma geliyorsunuz. Budai bulduğu her kelimeyi anlamlandırmaya çalışıyor. Notlar alıyor, yazıyor, çiziyor
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 37. kitabı
Sevgili Karinthy nin Macar bir yazar olduğunu keşfedince romanını düşünmeden aldım. Hızlı ve heyecanlı başlayınca dedim evet oluyor ama okudukça hele ki kitabı kapattığımda (ha gayret dedim sonu yüzümü güldürür) hayal kırıklığı yaşadım. Karşılaştığım alelade ve kitaba hemen sonlandırmak için yazılmış bir son gibiydi. 239 sayfa boyunca düğüm üstüne düğüm göster , sonra sonuç aslında bakınız buymuş diyip kitabı bitir. Oldu mu ? Olmadı.. Kahramanımız Budai bir dilbilimci. Helsinki’ye bir dil kongresine giderken üst üste gelen yanlışlıklar silsilesiyle kendisini adını ve dilini bilmediği bir ülkede bulur. İlk başta sakin kalan Budai için günler geçtikçe her şey tam bir kaosa dönüşüverir. Bundan sonra roman boyunca hiçbir kişiyle hiçbir şekilde iletişim kuramayan Budainin ülkeden çıkış yolu arama mücadelesini; bu sırada ülkedeki savaşı, şehrin insanlarının kalabalık içindeki çilekeşini okuyoruz. Evet, kabul ediyorum ki sevgili Karinthy bir Macar yazara göre gerçekten çok farklı bir kalem , farklı bir içeriği ele almış. Ama benim için akıp giden bir romandan ziyade fazla düğümlerle boğulmuş üstünkörü bir sonla da kenara konmuş bir romandı. Kitabın adı nereden geliyor derseniz de Budainin otelde tanıştığı asansör görevlisi kadına verdiği isimlerden sadece birisi olması yanı sıra Budai için ülkede duyduğu dilin aşağı yukarı bir etimolojisi görevinde.
1000Kitap
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 18. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 00:00
Kitapta Budai'nin o yaşadığı çaresizlik hissini çoğu zman bende yaşıyorum dil bilmemek anlaşamamak çok zor. Yazar duyguları çok güzel aktarmış. Sadece kitabın son kısmını beğenmedim savaş ya da her neyse o kanlı kısmın olması alakasız geldi bana. Ama genel olarak farklı bir kitaptı begendim.
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 08:09
Öncelikle belirtmek istediğim kitabın ilk bölümlerinde duyduğum ve son satıra kadar bitmek bilmeyen korkunç çaresizlik hissiydi. Bunu talihsiz kahramanımız Budai ile birlikte bütünüyle yaşadım neredeyse nefessiz kaldım. Macar dilbilimci Budai bir dilbilim kongresine katılmak için birkaç günlüğüne Helsinki'ye gitmek üzere uçağa biner ancak kendisini Helsinki yerine hiç bilmediği, duymadığı, dilini konuşamadığı farklı bir ülkede bulur. Neredeyse beş lisan bilen Budai'nin bildiği bu diller burada hiçbir işe yaramaz. Sayfalar ilerledikçe kitabı okumayı bırakıp bırakmamak arasında gitgeller yaşadım ama öyle bir şey ki son satıra kadar acaba iyi bir şeyler olacak mı merakıyla okumaya devam ettim. Kimseyle diyaloğa giremediği, mahşer yeri gibi kalabalık, insanların ihtiyaçlarını karşılamak istediklerinde bile uzun kuyruklar oluşturduğu bu kaos ortamında Budai'nin işi gerçekten de zordu. Yerleştiği otelde nedendir bilinmez pasaportu elinden alınıp geri verilmemiş ve Budai bunun sebebini dahi öğrenemeyecek kadar çaresiz kalmıştır. Çünkü o ülkede konuşulan dil hiçbir dile benzemiyor, insanlar onun derdini anlatma çabalarına dahi kayıtsız, kalıyordu. İletisimsizlik Budai'yi çareler üretmek zorunda bırakıyordu. Zorlukla bulduğu bir telefon rehberindeki harflerden yola çıkarak, kelime yapılarını inceleyerek ya da şehir haritasında işaret ve kelimeler üzerinde çalışarak lisanı çözmeye çalışıyor fakat bunların hepsi sonuçsuz kalıyor, onca bildiği lisana rağmen bu çok kalabalık şehirde tam bir yalnızlık yaşıyordu. Otelin asansöründe görevli kadın Epepe (bir kelimeyi bile farklı şekillerde telaffuz ettikleri için bu kadının isminin Epepe'mi Dede'mi ve Veve'mi olduğunu dahi anlayamıyor Budai) ile yaşadığı kaçamak, belki de onu sonuca götürecek bir gelişmeydi. Budai bir yandan bu
Edebiyat & Roman
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 12:32
İsmi ilginç gelip okuduğum bir kitap daha, adından ilginç bir konu olacağı belliydi. 1984, Fahrenheit, Hayvan Çiftliği gibi kitapları sevdiyseniz kesinlikle okumalısınız. Ne anlatıyor, evet bir distopya düşünün içinden çıkamadığınız labirent gibi bir zaman/ülke/algılama tanımlanması zor bir yaşantı. Kahramanımız kendini bir iş için çıktığı uçak yolculuğunun sonunda bu ülkede buluyor ve başlıyor karabasan.Ne dili belli, ne yasaları ,ne de sosyal kuralları...Merakla ne bu?dedirterek okutan bir anlatım, ancak sürekli aynı şeylerin tekrarlanması beni biraz sıktı.Gerçi eserin bizi sokmaya çalıştığı ruh hali tam da buydu sanırım bu yüzden bu durumu eleştirmemem lazım,amacına ulaştı Listenize alın, okuyun efendim , pişman olmazsınız ,bol okumalı günler herkese...
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023229 okunma

Yazar Hakkında

Ferenc KarinthyYazar · 2 kitap
1921 yılında Budapeşte’de doğdu. Dünyaca ünlü yazar Frigyes Karinthy’nin ve psikiyatr Aranka Böhm’ün oğlu olarak entelektüel bir ortamda büyüdü. Annesi Aranka Böhm 1944’te Auschwitz Toplama Kampı’nda katledildi. Ferenc Karinthy Budapeşte’de Pázmány Péter Üniversitesi’nde dilbilim üstüne doktora yaptı. 1947’de aldığı bursla eğitimini Fransa’da, İsviçre’de ve İtalya’da sürdürdü. Uzun yıllar sutopu oyunculuğu yapmanın yanı sıra Budapeşte’de birçok tiyatroda dramaturg olarak çalıştı ve İngilizce, Yunanca, İtalyanca, Almanca dillerinden çeviriler yaptı. Hayatı boyunca romanları ve oyunları başta olmak üzere pek çok eser vermiş olsa da en çok ses getireni Epepe (1970) romanı oldu. Epepe herkesin her şeyi kanıksadığı bir yerde yabancılık çekmenin, tek başına sürgün ya da göçmen olmanın yarattığı kaygıyı yansıtan bir başyapıt olarak kabul edilir ve edebiyat çevrelerince Kafka’nın Dava’sı, Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in 1984’üyle birlikte anılır. Metropollerin gelişmiş, bir o kadar da kaotik dünyasını resmeden bu absürd distopyada İkinci Dünya Savaşı’nın ve Macaristan’da János Kádár diktatörlüğünün etkileri de görülür. Epepe’nin başkahramanı gibi çokdilli olan Ferenc Karinthy yaptığı çevirilerle de Macar edebiyatının uluslararası alanda tanınmasına katkı sağladı. 1992 yılında Budapeşte’de öldü.