On Dün Önceki KızSezin Karameşe
Kitaba başlarken beni bu kadar sürükleyebileceğini ve içine alabileceğini düşünmemiştim. Aslında anlatılan konu gerçeklikten bağımsız fakat gerçekliğe bir o kadar da yakın. Hepimizin kendimizi yalnız hissettiğimiz ve bir şeylerden kurtulmak isteyeceğimiz dönemlerimiz olmuştur illaki. Hatta bazen dönebilseydim o güne şöyle yapmak isterdim böyle yapmak isterdim dediğimiz zamanlar da olmuştur. İşte kitapta tam burada anlam kazanmaya başlıyor. Dönebiliyoruz o güne yapabiliyoruz bazı şeyleri ama aslında hiçbir şey yapamıyoruz hiçbir şeyi değiştiremiyoruz. Değiştirdik sanıyoruz ama sadece kaderin yazgısının içinde dönüp duruyoruz. Kitaba başladığımızda görüyoruz ki olaylar Leyla ve ailesi etrafında dönecek. Leyla ikizini motor kazasında kaybetmiş ondan sonra annesi depresyona girmiş babası alkolik olmuş ve bunların sorumlusu olarak kendini gören internetten gelen elektrik çağrılarını cevaplayan yönlendiren evden çalışan bir genç kız. Hayattan pek bir umudu yok ve bir tane yakın arkadaşı dışında kimsesi yok. Bir gün elektrik kesintisi nedeniyle müphem diye bir yerden çağrı geliyor. Bunun üstüne leyla müphem neymiş vs. diye merak ediyor buraya gitmeye karar veriyor. Astralar seyahat yapıp bir şeyleri düzeltmeyi deniyor fakat düzeltemiyor. Ne yaparsan yap kader yazgın hazırdır ve değiştiremezsin demenin başka yolu sanırım bu :) . Geçmişe ve geleceğe yolculuk yaptığında bir kişiye âşık olduğunu görüyor. Ve bu kişi daha sonra en yakın arkadaşının sevgilisi olarak Leyla’nın karşısına çıkıyor (?). Hiçbirimiz tamamen Leyla değiliz fakat hepimizin içinde biraz Leyla var ben böyle hissettim kitabı okurken. Leyla hayattaki tek arkadaşına böyle bir ihanette bulunmak istemese de çocuk arkadaşından ayrılıyor. Leyla intihar ediyor. Ve çocuk her şeyi düzeltmek için geçmişe gidip müphemin elektriğini kesiyor :) . Ve başa dönüyoruz o ilk güne elektrik kesildiği için leyla aranacak ve her şey o kısır döngü içinde kalacak... Aslında çok fazla detay var belirtmem gereken ama biraz da kitabın bende bıraktıklarından bahsetmek istiyorum. Kendimi kötü hissettiğim çoğu zaman leyla gibi biri olmaya çok yakın oluyorum aslında. Kaderimizin kısır döngü içinde döndüğünü kısmen düşünsem de kısmen düşünmüyorum. Geçmişi değiştiremeyiz ama gelecek biraz da bizim ellerimizdedir diye düşünüyorum. Yoksa neden aklımız olsun irademiz olsun ki? Bazen de Leyla’nın en yakın arkadaşı oluveririz hepimiz ama bunu seçmeyiz çoğu zaman. Kitaptaki tüm karakterlerin farklı farklı huylarıyla birleşip bir bütün olabilecek çok kişi tanıyorum. Genel anlamıyla ben kitabı sevdim. Kitabın bittiği yerde atlasın gidip müphemin elektriklerini kesmesi çok manidardı bence. Her şey bitti derken bir anda her şey baştan başladı…