·232 syf.····Okunma: 10 Şubat 2024 00:00 Toksik aile ilişiklerini dramatize etmeden, hüznün içerisine mizah katılarak yazılmış keyifli bir roman. Yazarın "Bizim Zamanımız" kitabını okurken aldığım lezzet ile çok benzer bir yerde; İstanbul plaza hayatındaki konuşma dili ile arka mahallenin jargonu harmanlanarak, eski ve yeni birbirinin içine girmiş hikayede. Ayşe Püren'in annesinin ölümünden sonra, kendisinin diğer aile üyeleri ile ve ölüm ile hesaplaşması, ve annesinin “Hıdırellez” dileklerinin peşinden gidişi üzerine...
"Acının beni sinsice şekillendirmesine izin vermem acıdan var gücümle kaçmamdan daha akıllıca."
"Annem sütün bozulmasına yakın sütlaç yapardı. Tencere tencere sütlaç.......Acıyı makul bir şeye çevirmek lazım. Bunu anlamıştım."
"Velayeti baştan almış ve hafta sonları babasına göndererek çocuğun kafasını karıştırmamayı tercih etmiş bir anne olarak şu an bu koridoru paylaştığım diğer kadınlardan daha şanslıyımdır belki de."
"Kardeşlik sanki çocukken kafanın tam da basmadığı için aranızda bağ olduğunu sandığın bir yakınlık türü gibi."
Hayatımda sanıyorum ilk defa duyduğum bir kavram; "Fanzin" yazıyor Ayşe Püren.
FANZİN: FANatic ve magaZINE kelimelerinin kısaltılmasıyla oluşturulan finansal kaynaklardan ve hiyerarşik yapılardan uzak alternatif bir basılı materyaldir. Farklı yöntemlerle çoğaltılan örnekleri olmakla beraber genellikle fotokopi aracılığı ile çoğaltılarak, satış amacı güdülmeden dağıtılan yayınlardır. Dergiden (süreli yayınlardan) ayrı olarak, süresi belirsiz olarak çıkar ve daha amatörce hazırlanır.