·1256 syf.····Okunma: 10 Şubat 2024 19:22 Okumayın, okutmayın. Bu kadar gereksiz uzun ve hiçbir şeyin doğru dürüst bir yere bağlanmadığı bir kitap. Bence sadece piyasa olsun, başlığıyla ilgi çeksin diye yazılmış bir roman. Herhalde sonunda çok acayip şeyler olacak diye inatla sonuna kadar okudum ama şaşırmadım. Muarakami’nin daha önce iki kitabını okumuştum: “Koşmasaydım Yazamazdım” gayet başarılıydı. “Dans Dans Dans”ı beğenmiştim ama orada geçen gizemli durumların hiçbir yere varmaması bende soru işareti oluşturmuştu. 1Q84 kitabını uzun bir süredir okumak istemiştim ve büyük bir hevesle başladım. Beklentilerim de çok yüksekti. Ancak daha kitabın başlarından beri anlatımda bir zayıflık vardı. Çok fazla tekrar, gereksiz uzatmalar ve en önemlisi, çok fazla gereksiz açıklama. Bir örnek vermem gerekirse:
“Yaşlı kadın hep alçak sesle konuşurdu. Hafif bir rüzgarın alıp götüreceği kadar alçak bir sesle. O yüzden karşısındakinin sürekli kulak kabartması gerekirdi. Arada sırada Aomame’nin içinden elini uzatıp ses düğmesini çevirmek gelirdi. Elbette hiçbir yerde ses düğmesi yoktu. O yüzden kulak kabartıp tüm dikkatiyle dinlemesi gerekiyordu.”
Kitabın tamamı bu şekilde. Daha güzel ve yerinde bir anlatımla 120 sayfalık bir öykü kitabı şeklinde yazılabilirdi sanki.
Hikayede, 1984’deki “Büyük Birader”den esinlenilerek “Little People” diye gerçekten küçük olan adamlar yaratılmış, gizem oluşturulmuş, ama konu hiçbir yere bağlanmıyor. Bağlanması gerekmiyor diye düşünülebilir belki, ama “Dans Dans Dans” kitabında da bağlanmamıştı. Murakami’nin tarzı bu sanırım. Kitap içinde böyle bir gizem yaratıp okuyucuyu çekip sonra da öylesine kitabı bitirebiliyor. Bana bu yaptığı saygısızca, biraz da aldatmaca gibi geliyor. Bu şekilde zaten herkes kolayca ilginç konular, farklı gizemler oluşturamaz mıydı şimdiye kadar, zor olan zaten her şeyi bir zemine oturtmak değil mi? Neyse, ben de uzattım, yazar büyük, saygısızlık etmek istemem, bunlar tabi kitabın bende yarattığı duygular.