·88 syf.····Okunma: 16 Şubat 2024 13:09 Kitapları yarım bırakma huyum olmaması ve sayfa sayısının azlığı sayesinde ( “az kaldı, az kaldı “ iç motivasyonuyla tabi ki ) bitirdim. Fakat bu kitabı anlamlandırmayı başaramadım.
Kahramanımız Alman asıllı, Londra’da yaşayan ve cinsiyet değiştirmiş bir kadın ( Yani ilk cinsiyeti kadın ). Kitap, doktorunun odasında monolog formunda, değişim sürecine gelmeden önceki yaşadıklarının ve hissettiklerinin anlatımından oluşuyor. ( Kitabın arka kapağı üfürme yani ). Bu anlatımı o kadar yoğun ve yüksek perdeden yapıyor ki; siz empati kuramadığınız gibi bir de yoruluyorsunuz. Ayrıca yazar her şeyi koymaya çalışmış bu içeriğe. Irkçılık, cinsel şiddet, kadının toplumdaki yeri, aşklar, yasak aşklar, seks vs. yani aklınıza gelebilecek ne varsa.
Özetle ben beğenmedim. Bunu postmodernizmin içerik özgürlüğü ya da kara mizah denemesi olarak da olumlalamam. Bence sorun hikaye anlatıcılığında.