Her şey ne zaman bu kadar saçmalaştı onu bile bilmediğim için evden çıkmakta genelde zorlanıyorum, çünkü tekrar nasıl gerçek insanlara dönüşebileceğimizi bilemiyorum s.40
Yüzleşmek, çoğu zaman zordur ama bazı zamanlar psikolojik rahatlama için gereklidir. Kaçmak, genellikle meselenin üstünü örter ve kabuklaştırır. Yüzleşme bu kabukların kanayarak, acı çekerek kırılmasıdır. Randevu'da böyle bir yüzleşmenin bir metni. Alman asıllı Londra'da yaşayan bir kadının, Doktor Seligman'nın yanına gitmesiyle tarihle, sistemle, aile ile yüzleşmesini okuyoruz Randevu kitabında. Okur, ilk once bir terapi seansı olarak düşünse de bu buluşmayı, aslında böyle bir durum sözkonusu değil. Roman karakteri, cinsel kimliğini değiştirmek için doktora gidiyor ve eğer kimliğini değiştirirse, atalarının ona bıraktığı Holokost acısından bu şekilde kurtulacağını düşünüyor. Bir nevi başkaldırı. Yeni, arınmış bir kimlik arayışı aslında. Nazizme , Holokosta, tarihe ve aile ilişkilerine çok sert eleştiriler var. Bu eleştiriler, mizahla karışık ve müstehcen bir uslubla yapılmış çoğu zaman. Ötekilik nedir, kimlik, nedir, toplumun cinsel tercihlere bakışı, ataerkillik, kadın olmak gibi konular da kitabın alt metninde yer alan kavramlar. Cesur bir metin olduğunu düşünüyorum. Kendimizi tanımanın, başkalarını da tanımaktan geçtiğini düşündüğüm için bu metni sevdim. Cesur ve sert metinleri seviyorsanız okuyun derim. Ayrıca yazar Katharina Volckmer, bir Thomas Bernhard hayranı. Bu yüzden bu sert üslubu anlamak zor değil. İyi okumalar