Doğdum Halep'te, Şam'da Belki de Beyrut'ta
Derviş olup ayrı düştüm, sazımla hudutta
Yunus değilim, güzellerin yüzü kaldı başta
Öldüm ama bilmiyorum, ölümsüz yaşta.
Hmmm.. Evet, güzel girizgah. Yani inşallah.
Karacaoğlan, Karacaoğlan! Anadolu'nun halk ozanı, dervişi, abdalı, saz ve söz ustası. Şiirleri, destanları, sözleri dillere pelesenk olmuş ölümsüz bir Üstad. Bizler şiirlerini gün içinde kullanıyoruz, bir türküde dinliyoruz. Ancak onu çoğu zaman kimin yazdığını bilmiyoruz. Belki şuan bir yerde çalan şarkının sözleri Karacaoğlan'a aittir. Kim bilir?
Karacaoğlan bir Yunus değil, bir şems'te değil. Çünkü onda ağır basan yer "beşer" aşkı. O aşkı seviyor, sevmeyi seviyor, insanı seviyor. Bir güzelin mahcemalini kaleme alıyor, onu arzuluyor. Onun sevgisi bir kadına, bir dilbere. Ki bu şiirlerle de bir güzelin, sevgisini kazanmaya muvaffak oluyordur :)
Bir Yazar, bir sanatçı ölünce değil, eserleri okunmayınca, dinlenmeyince, ağızlarda dolaşmayınca ölür. Bu ölümsüzlüğü bulmak ise sadece bazı kişilerin imtiyazı. Çünkü bunu başarmak için sıradan olmamak lazım. Çok özel meziyetlere sahiplik istiyor. Karac'oğlan bunu başarmış, Anadolu'nun sesi olmuş, bu ses hala kulaklarda yer etmekte, bir müziğe güfte olmayı başarmaktadır.
Zannediyorum ki bu ses kısılmayacak, güçlü bir şekilde yükselmeye devam edecektir.
Var ol Karac'oğlan, Var ol!
youtu.be/AnZQCDeyjeE?si=...youtu.be/S5NOyr505AA?si=...