·336 syf.····Okunma: 12 Şubat 2024 00:05 Selamlar. Kitap güzeldi. İlk kitap kadar vurucu değildi bence ama güzeldi.
Birinci kitap Willow'un kemiklere kavuşması ve Gray'in kendi bedenine dönmesiyle bitmişti. Willow kemiklere ulaştıktan sonra siyahların büyüsünü kullanmaya başlıyor. Bu kitapta Willow'un kendini ve yeteneklerini keşfetmesini okuyoruz. Kitap bana geçiş kitabı gibi geldi. Michail'ı tanımamız, Hekate'nin labirenti, cehennem lordları gibi bileşenlerin hepsi devam kitapları için hazırlıktı. Michail kötü adam olarak karşımıza çıkıyor kitapta ama uzun uzadıya anlatılmıyor. Hekate'nin labirentinde gelecekte neler olacağına dair küçük spoiler'lar alıyoruz. Beelzebub bir sonraki kitapta başrolümüz olacak. Kitap bu detaylar dışında Willow'un ölen cadıları huzura kavuşturmasını, lanetlileri formlarına hükmedebilmesini, cadılar meclisinin yeni düzenini anlatıyor. Bana bu olaylar geçiş kitabı tamamlanabilsin diye anlatılmış gibi geldi.
Gray'in siyah bir karakter olduğunu birinci kitabın sonunda öğrenmiştik. Gray bu kitapta Willow'u kasıtlı olarak manipüle ettiğini kabul ediyor ve kitabın başında da bu davranış motifini sürdürüyor. Ancak kitabın devamında Willow'a kendini affettirebilmek için elinden geleni yapıyor. Kitabı okurken Gray'in siyah bir karakter olduğunu ona aşık olmamam gerektiğini kendime hatırlatmam gerekti.
Jonathan'ı neden tanıdık anlamadım. Sanırım o da devam kitaplarında önemli rol oynayacak. Jonathan, Willow'un kediye çevirdiği bir lanetli. Bu kitapta vurucu bir rolü yoktu ancak kitapta ara ara karşımıza çıkması hoşuma gitti.
Özetle ben kitabı genel olarak beğendim. Bazı şeyler yarım yamalak kalmış hissi veriyordu evet yine de keyifliydi. Asla sıkıcı değildi. Serinin devamını merakla bekliyorum.
Sevgilerle <3