Bu kitabı kelimelerle ifade edebilmek oldukça zor diye düşünüyorum ama kısaca özetlemeye çalışacağım.
Roman kurgu gibi görünse de tamamen gerçek bilgilerden oluşuyor. Maya isminde İstanbul Üniversitesinde rektörlükte görevli kadının konuşmacı olarak yurt dışından gelen profösör Wagner’i karşılamasıyla başlayan olaylar silsilesi, profösörün 60 yıl sonra tekrar İstanbul’a gelip yıllar önce Şile açıklarında patlatılan Struma gemisinde kaybettiği eşi Nadia’ya sahilde keman çalmasıyla şekillenir. Hava olağanüstü soğuktur ve profösör soğuktan donmak üzereyken Maya onu vucudu ile ısıtarak kurtarır. Sonra işin rengi değişir. Profösör iyileştikten sonra anlattıkları ile Maya’nın dünyaya bakış açısı değişir. Olayların iç yüzünü araştırmaya girişir. Dünyanın tüm kötülükleriyle başa çıkar. Doğrulara,gerçeklere,bilgilere ve belgelere ulaşır.
Uçak yolculuğunda romanına devam eden yazarımız harika bir anlatım tarzıyla gerçekleri romanlaştırmış ve harikulade bir baş yapıt çıkartmıştır ortaya.
Kapağı açılan gazozun asiti kaçar ve asiti kaçmış gazoz içilmez diyerek, fazla bilgi vermek istemiyorum diyebilirim.
Ve kesinlikle okunması gereken bir kitap olarak tavsiye ediyorum…
Zülfü LivaneliSerenad