Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 18 Şubat 2024 00:47 Zargana/Hakan GÜNDAY
Kitaba geçmeden önce, edebiyat ve yeraltı edebiyatı hakkında bir iki şey söylemek istiyorum.
İnsan sosyal bir varlık olduğu için hayatın her yerinden ve zihinde kurgulama özelliğine sahip olması hasebiyle reelde olmayan şeyleri de düşünsel anlamda üretebilir ya da içinde yaşadığı yoğun duyguları yetenekleri ölçüsünde dışavurabilir. Buna sanat da denilebilir. Bu sanatın türleri vardır, müzik, resim vs. Yazınsal anlamda şiir ve nesir yazı olarak ortaya çıkan eserler edebiyattır. Edebiyat için insanın iç sesi de denilebilir. Konu sınırı yok, her şeyi konuşur, her şeyi yazar. Edebiyatın zengin olması çok güzel bir şey ama bir yerde eksikti. Yazılanların konuşulduğu bir toplum hedefleniyor olabilir, edebiyat da eksik olan konuşulanların yazılmamamısıydı. Yeraltı edebiyatı burada devreye giriyor, konuşulanların yazıldığı, yani halkın en doğal hali. Küfürler, istismarlar, cinayetler, hırsızlık, seksüelligin her türü, yobazlık, din ya da tabii olunun bir ilkenin istismarcılığı.. Hakan Günday'ı bir yerde dinlediğime göre kendini bu sınıfa dahil etmiyor ama okuduğum üç kitabının neticesinde net olarak şunu söyleyebilirim ki Hakan Günday yeraltı edebiyatının krallarından biridir. Bir önerim var yeraltı edebiyatı kitapları ile ilgili, Her şeyin yazılması gerektiğini düşünüyorum, okunmalı ama her şeyi herkes okumamalı, en azından bu tür kitapların üzerinde filmlerde olduğu gibi bir işaret olmalı, #siddet #+18 #cinsellik vs. Belki bir şeyler daha anlamlı olur.
Kitap, çok güzel bir kurgu ve ilginç bir konu ile hazırlanmış çok akıcı bir roman. Evlatlık verildiği aileden de sığındığı yurttan da kaçan, tecavüze uğramış, hayatın sillesini yemiş, intiharın eşiğine gelmiş ama aşkla kendini bulmuş, yazdığı senaryolarla hayatı tesbih gibi sallayıp seyirci koltuğundan izleyen, kendini Zargana gören bir kitap kahramanın hayatının bir bölümünü okudum.
İnsanları anlamak zor değil. Hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında ve sonlarında/Syf.13
Cahil ile anarşist arasındaki fark tüy kadardır. O arkadaki tütün üzerinde durur bütün okunan kitaplar. Ama tarihçiler üfledigi zaman tozlu arşivlein üzerin, ne tüy kalır ne arkadaki fark/Syf.17
Hepimiz küçük birer çocukken başka birinin karakterine bürünmek istemişizdir. Başka biri gibi giyinip başka biri gibi konuşmayı hayal etmişizdir./Syf.46
Dünya üzerinde insan aklının hüküm sürmeye başladığı günden beri kötünün iyiyi öldürmesi kadar sıradandı. Ölümün, hayatın katili olması kadar.../Syf.50
Mutsuzluk mutluluktan daha çok ses çıkarıyordu./Syf.52
İnsanlar sadece sevdiklerini kaybedince üzülmezler. Adil olmayan her ölüme üzülürler. İntihar adil değildir./Syf.57
Büyük şirketler de hayat gibidir. Yirmi dört saat çalışırlar. İnsanlar uyurken evlerine hırsızları yollayan hayattır. İnsanlar ölüyken paralarını işletenlerse şirketler. İkisi de durmaz. Sürekli açık bırakırlar ışıklarını./Syf.68
Başkasına aşık bir kadına aşık olduğunu hatırladı/Syf.80
Çünkü üşüyorum. Sizler üzerinize hatıralarınız, aileleriniz, dostlarınız, mesleklerinizle örterken ben üşüyorum./Syf.92
Her ne kadar geçirdiği gecenin acılarını sürekli hissetmese de kendindeydi artık. Her şeyi görüyor ve duyuyordu./Syf.100
Çocuklar karşılıklı susarlarken sıkılmazlar. Genellikle yetişkinlerin sorunudur gözlerini birbirlerinden kaçırmak./Syf.122
Konu duygularına geldiği zaman sinirleniyordu. Çünkü hiçbir şey anlatmak istemiyordu. İçinden geçenleri kimsenin bilmesini istemiyordu./Syf.131
Zo, hiç dışında hiç bir şeyi önemsememeyi öğreniyordu. ... Sadece Hiç var, başka da bir şey yok./Syf.133
Ne istediğini, ne yapacağını ve kim olduğunu bilmediği için ağlıyordu./Syf.138
Sosyal hayatın sosyal mesafesinden baktığında bir yüzü güzel de bulsa, çok yakından ne kadar çirkin göründüğünü düşündü./Syf.144
Bir girdabın içinde usulca dolaşmak çıkış yolunu bulmanın en kolay yöntemidir./Syf.159
Baktığınız benim ama gördüğünüz kendinizsiniz./Syf.176
Üzerinde yaşadığın dünya biz aşık olalım diye yaratılmış./Syf.177
Üstün bir yaratık olduğumu düşünüyordum çocukken. İnsanlarla herhangi bir ilişkim yoktu./Syf.200
Tavsiye eder miyim ?
Bu kadar suç, bu kadar şiddeti herkes kaldıramaz bence yaş sınırı olmasıyla şartıyla okunabilir, yaş ile kastım kitap okuma konusunda olgunluğa erişmiş okurlara #tavsiyeederim