·592 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Şubat 2024 00:00 "Benim özgürlüğüm senin göğsünün içinde solsun, hiç önemli değil," dedim içtenlikle. "Ben senin kalbinin mahkûmu da olurum."
Nurşan ve Korhan...
Tüm acılara göğüs germeye karar verdiklerinde bir patlama sonucu sarsılırlar. Çünkü geçmişleri bir urgan gibi boyunlarına ilmek ilmek sarmalanmıştı. Özellikle Korhan İkizalev sonunda Nurşan'dan güzel haber almışken çıkan yangın onu çok etkiler. Zaten kitapta da bunu okuyoruz.
Vedalar zordur derler. Hele ki o vedalar uzun ve yıpratıcı olsa da... Fakat kitabın istediğim gibi bitmesi vedayı bir nebze de olsun kolaylaştırdı. Özellikle karakter gelişimleri çok ama çok güzeldi. Kat ettikleri o yollar, sağlıksız ilişkilerinin boyut atlaması... Aslında Daluyku bir vedadan çok ders kitabıydı. Karakterlerin geçmişlerinden ders çıkararak devam ettikleri o mutlak ve güzel yolculuk...
Yetişkin kısımları var biraz detaylı fakat bunları olaylar alıp götürüyor takılmıyorsunuz bile. Şahsen ben takılmadım bilmiyorum. Kitapta sevdiğim bir diğer nokta ilk dört kitaptan bazı sahnelerin yerleştirilmiş olmasıydı. Çok duygulandım çok güzeldi :)
Ana karakterler dışında yan karakterlerinde duygu ve düşüncelerini okumak... Binnur bu sporu çok güzel yapıyor. Daluyku bambaşkaydı diğer ilk dört kitapta önceliğim hep Daluyku olacak.
Kalemine sağlık Binnur :)