Puan vermedi·512 syf.··Beğendi
· İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme gidiyoruz. Savaşın bittiği ve savaş suçlularının mahkemelerinin başladığı o karanlık ve utanç dolu yıllara. Almanya’nın yakın tarihine, N*zi Almanyasına ve N*syonel sosyalizme bir Almanca dersi ödevi metaforu ardından bakıyoruz.
Bu kez imha kamplarını ya da savaşın acımasızlığını değil de savaş sırasında “Ben sadece görevimi yaptım” ın ardındaki sınırları irdeliyoruz.
G*stapo aldığı emirleri uygularken insiyatifini ne kadar, nasıl kullandı? Bir başka değişle “görev tutkusu” yüksek görev bilincinin sınırlarını ne kadar zorladı? Çünkü o dönemde savaşın bitmesiyle dahi görev tutkusunu yitirmeyen polisler vardı ki kahramanımız Siggi’nin babası da bunlardan biriydi.
Kasaba polisi olan babasına bir gün N*zi karargâhından bir emir gelir. H*tler’in yozlaşmış sanat dediği dışıvururumcu resimler yapan muhalif ressam Nassen’in resim yapması engellenecek ve Siggi’nin babası da bu yasağa uyumu denetlemekle görevlendirilecektir. Polis memuru, “yüksek görev bilinciyle” bu göreve kendini öylesine kaptırır ki, ressamla olan yakın arkadaşlıklarına ve ona olan can borcuna rağmen,hiçbir insiyatife gerek duymadan, ressama göz açtırmayacak, hatta ressamın tepki olarak yaptığı “ görünmez resimler”e dahi el koyacaktır. Öyle ki bu görev tutkusu savaşın ardından dahi bitmeyecek hastalıklı bir hal alacaktır.
Bütün bu taze geçmiş Siggi’ye verilen bir kompozisyon ödevi ile günyüzüne çıkar. Ödevin konusu görev tutkusudur ve Siggi’nin anlatacakları o kadar çoktur ki konuyu kağıda dökecek kelimelerin yetersizliğinden dolayı boş bir kağıt verir ve zamanda geri sayım başlar.
İnanılmaz etkileyiciydi. Ayşe Sarısayın’ın eser, dönem ve çeviri üzerine kaleme aldığı eşşiz sözlerinde de vurguladığı gibi:
“Karşı koymak? Kesinlikle! Denemek en azından, emir almadan, emir vermeden, elden geldiğince, olabildiğince…”
#alıntılarım
“Görünmeyen resimler yapacağım. İçlerinde öylesine çok ışık olacak ki hiçbir şey göremeyeceksiniz. Görünmez resimler.”
“Bazıları kendini yargılamak istemediği için başkalarını yargılıyor.”
“Her zaman yeni başlangıçlar yapmak gerek. Bunu yapabildiğimiz sürece umut etmeyi sürdürebiliriz.”
@canyayinlari @birdahaoku #birdahaoku