Rachel Abbott / Cinayet Oyunu
İlk sayfalardan itibaren sizi merakta bırakan, gittikçe içine çeken ve bitirmeden bırakamayacağınız bir psikolojik gerilim kitabı. Yazardan “İşte Böyle Başlıyor” kitabını severek okumuş ve devamı olduğunu düşünerek başlamıştım ama bağımsız da okunabilecek bir kitap. Bu kitabın gizemini ve gerilimini daha çok sevdim ama sonu etkileyici bir final olmadı bence. Hatta bazı şeylerin biraz havada ve kurguya yakışmayacak şekilde yalın kaldığını düşündürdü.
Çocukluk arkadaşları Lucas’ın düğünü için malikanesinde toplanan arkadaşları, düğünden bir gün önce gerçekleşen intiharla ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Lucas’ın kardeşi Alex neden canına kıymıştı? Hepsi kafalarında soru işaretleri ve üzüntüleri ile hayatlarına geri dönmüştü. Ta ki bir sene sonra Lucas’ın evlilik yıldönümü kutlaması için hepsini tekrar çağırmasına kadar.
Hepsinin sakladığı bir sırrı ve yaşantılarının bir gizemi vardı. Alex gerçekten intihar mı etmişti yoksa Lucas’ın düşündüğü gibi öldürülmüş müydü? İçlerinden biri katilse hangisiydi? Lucas, o geceyi canlandıracak bir oyun hazırlamıştı ama her şey tehlikeli bir hal almış ve içlerinden biri kaybolmuştu.
Polis Stephanie King, bir sene önce Alex’in intiharı için gittiği malikaneye bu sefer kayıp bir kızı aramak için gitmişti ama ona da sürpriz olan, bu grupta da bir kızın kaybolmuş olması oldu. İki kayıp kız ve bir intihar vakası, soruşturmalar iç içe geçmiş ve çözüme kavuşmayı bekliyordu.
Heyecanı ve gizemi son sayfalara kadar devam ediyor. Bir şeyleri tahmin edip şüphelenseniz de hep bir acabayı peşinizden sürüklüyor.
Keyifli okumalar…