·90 syf.····Okunma: 25 Şubat 2024 19:19 Spoiler
Dikkat! Panik atağı olanlar kitabı okurken iki kere düşünsün :)
Yazar Hugo, idam üzerinden girdiği konuya giyotin üzerinden devam ediyor. Fransız devriminin insan üzerinde bırakabileceği etkiyi sert bir üslupla kaleme almış. Kitaptaki hikayeleştirme yönteminde sitem ettiği kişiler ne bir hakim ne bir idam edilen sanık ne de bir topluluk. Hugo, insanların adalet kavramı altında adaletsizliklerin hüküm sürdüğü ve içinden çıkılmayacak derece travmatik etkiler bırakabilecek idam kavramından duyduğu nefreti sakin bir dille kusuyor adeta.
Kitabın özellikle ilk bölümlerinde giyotin sahnesi betimlemeleri yüreğinizi hoplatabilir. Eğer hassassanız okumadan o sayfaları atlamanızı öneririm :) Çıkar çatışmalarının, söze devlet düşmanlarının, ayaklanmaların vb. durumların insanı insan yapan vicdan, merhamet ve acıma duygularını ne denli alt ettiğini acı tabloyla karşımıza çıkarıyor. Hugo, kitabın başında bu anlattıklarımı isterseniz hayal edin isterseniz yaşanmış bir olay olarak düşünün şeklinde açık kapı aralıyor.
Maalesef bu kitap sayesinde batı toplumunun ne denli insan avcısı olduğunu, idam kararlarının keyfi duyguların sonucu olduğunu, adaletin olmadığı yerde anarşi başlar sloganının doğruluğunu göreceksiniz. Düzenbaz bir toplumun yutturmaca ve aldatmacalarla bir yaşamının hazin sonunu anlatıyor bize.
Kitap sadece idama çarptırılan sanıkların serzenişlerine kulak vermekten ziyade idam cezasının kendisini sorgulayıcı bir yaklaşım sergilemiştir. Neden bu insanlar asılıp, kesiliyor sorularının cevabını okuduğunuzda öznel fikirlere varabileceğinizi düşünüyorum.