Puan vermedi·238 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 18:41
“Hayatını hiçe saymayıp riskleri göze almayanlar asla hayatın değerini anlayamazlar.” “Yazarlık yüreğimizin derinliklerinde zincirlenmiş olan sözcükleri özgür kılmak ve o sözcüklere özgün cümleler içerisinde ruh vermektir. Gerçekten de edebiyatın kalitesi bu kadar düşmemeliydi ya da düşürülmemeliydi.” Kitap okuyucuyu bu satırlarında yer aldığı edebi bir manifesto ile karşılıyor. Bir okuyucu olarak yazarın, yazı yazmak ve yazar olmak ile ilgili manifestosuna canı gönülden katılıyorum. Gelelim hikayeye; Adelya, namıdiğer Tamara, İletişim Fakültesi'ne başlamak için ülkenin batısından doğusuna uzanan bir yolculukla başlıyor. İlk bölümde Adelya'nın önyargılarına ve yaşam tarzını sorgulamasına tanık oluyoruz. Çoğunluğu yöre bölgesinden olan okul arkadaşları sayesinde tabir-i caizse Adelya gerçek kimliğini buluyor. Ve bu değişimde en büyük katkıyı deli çocuk Taha sağlıyor. Keşke herkesin hayatından bir Taha geçse… Pirreşit Dağı’ndan Tendürek Dağı’na, Erek Dağı’ndan Süphan Dağı’na, Lim Manastırı’ndan Çaldıran Ovası’na uzanan adeta bir seyahatname tadında yazılmış bir roman olmuş. Kitabı okurken, doğa gezgini olan yazarın güçlü betimlemeleriyle adeta Adelya ve Taha'nın seyahatlerine ortak oldum. Yazarın farkındalık yaratmak için toplumsal konuları kurguyla birlikte aktarmasını Tinsel Kopuş kitabından aşinayım. Bu sefer de, Adelya ve arkadaşlarının üniversitede çıkardıkları dergi ve gazete üzerinden gazetecilikte tarafsızlık ilkesi, doğru habercilik ve sınır kaçakçılığı gibi yine toplumu ilgilendiren konuları kurgulayarak zenginleştiriyor.
Yedi KiliseSelami Çınarcı · Kitap Müptelası Yayınları · 202357 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.