İlk öncelikle kitabı şahsen önermem ama bu sevdiğim yanlarının olmadığı anlamına gelmiyor.
Sevdiğim yanlarından biri küfürü Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi kadar abartmamasıydı, bir cümlede beş altı küfür yok evet küfür var hatta bazı yerlerde abartılmış ama yerinde güzel hatta güldürücü olabilmiş ve bu güzel bir hava katmış.
Diğer başka şey ise karakterlerin sevinçlerini kendimiz kitabın içindeymişiz gibi hissedip yaşayabiliyoruz. Bazı betimlemeler ve duyguları anlatışı güzel.
Şimdi sevmediğim yanlarına geleceğim. Sırf cinsellikle gençlere hitap etmek için (ki bende bir gencim) saçma şeyler olmasıydı. Bu şeyde beni en rahatsız eden şey Helin'e bir görev verilmesi ve görevdeki sigara detayıydı eğer kitabı okuduysanız dediğimi anlayabilirsiniz.
Diğer şey ise şiddetin bu kadar fazla ve DETAYLI BETIMLEMELERI olmasıydı. Güçlü kadın imajı verirken ardından şiddet gören kadın ve bu durumda sessiz kalma detayıydı. Bu çok saçma bir çelişkiydi.
Aynı zamanda kitapta çok fazla Türkçe dili açısından yanlışlar var. Bu hem yazarlarımızın aynı zamanda yayın evlerimizin görevi olmalı diye düşünüyorum.
Buraya kadar okuduysanız küçük bir şey söylemeliyim. Bir kitapta küfür, cinsellik, acı, şiddet vb. şeyler olabilir hatta bunları iyi ve yerli yerinde kullanıp gayet iyi bir eser çıkartabilir, fakat artık bu bir eser değil bir artık Türk dizisi olmuş.