10/10
·370 syf.··
2024 11. kitabı
Mephisto, etkisinden uzun süre çıkamadığım bir roman oldu. Gerçek olaylardan yola çıkılarak yazılan eser, Hamburg Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olan Hendrik Höfgen’in kariyerinde yükselmek uğruna geçirdiği büyük değişim ve dönüşümü anlatıyor. Komünist eğilimler gösteren Höfgen, Naziler yükselişe geçerken çıkarları uğruna kendini onların hizmetine adıyor. Höfgen’in hayatını okurken demokratik Weimar Cumhuriyeti’nin de adım adım baskıcı, otoriter ve faşist bir yönetime doğru evrildiğini görüyoruz. Muhalifler birer birer susturuluyor, basın baskı altına alınıyor, toplu cinayetler işleniyor ve intihar süsü verilerek üstü örtülüyor, Yahudiler toplama kamplarına gönderiliyor. Nazilere destek vermeyen birçok Alman çareyi yurdunu terk etmekte buluyor ve vatanlarından uzakta büyük acılar çekiyor. Kalanların birçoğu Almanya’ya hareket ve canlılık geldiğini, toplumun yeni baştan şekillendiğini düşünerek iktidara destek verirken Höfgen gibileri de bireysel çıkarları ve hırsları uğruna yeni düzene ayak uyduruyor. Aslında yanlış yaptığını bilen Höfgen, bu uğurda dostlarını, geçmişini, insanlığını kaybederken “Bir kere boyun eğdim ve kirlendim artık bu yoldan dönüş yok” diyerek büyük bir sempatizana dönüşüyor ve kariyerinin zirvesine çıkıyor. Ancak hayatı elde ettiği büyük başarılara rağmen korku, vicdan azabı ve pişmanlıkla geçiyor. Yaşananlar içinde en üzücü olan şeylerden biri de Nazilere başlarda ılımlı bakan vatandaşların onlar iktidara gelince bu kadar vahşi ve acımasız olacaklarını düşünmediklerinden muhalifleşmeleri, onlara şiddetle karşı çıkan birçok kişinin de kısa sürede eski söylemlerini unutup onların en büyük destekçisi olmaları. Kendisi de muhalif olan ve 1930’lu yıllarda sürgüne gönderildikten sonra bu romanı kaleme alan Klaus Mann, o dönem yaşananları çok gerçekçi bir şekilde anlatmış. Daha çok okunmasını istediğim bu romanı herkese tavsiye ederim.
MephistoKlaus Mann · Everest Yayınları · 201986 okunma
·
186 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.