Lise yıllarımda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersime de giren, öğretmenden çok bir baba figürü olarak gördüğüm Adem Doğantemur hocamın çocukluğunu da yaşamış oldum ilk olarak. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemini geçirdiğimiz yerlerin ortak oluşu ile birlikte hikayede ismi geçenleri de tanıyor olmam beni tamamen kopardı mevcut tarihten ve her şeyiyle yaşadım o günleri. Birlikte büyüdüm Mansurlu’da, birlikte okudum Kozan’da.. birlikte aç kaldım çocuk Adem ile.. Annemi kaybettim birlikte..Onun hayatını yaşamış bir benim artık ben.
Birçok otobiyografi kitabının aksine buradaki hikayelerde hiçbir abartı görmeyeceksiniz. Her şey sade ve gerçek. Biz kendi hikayelerimizi bile yorumlayıp ders almazken, burada hocamın hikayelerini yalnızca okumayıp, aynı zamanda hisselerinizi de yine hocamın yorumlarıyla özümseyeceksiniz.
4 yıl boyunca yalnızca okulda değil, bazen evinde misafir olarak da sohbetlerini dinlemiş birisi olarak, sesinin rengini ve tonlamalarını iyi bildiğimden, kitabı okurken sanki Adem hocam yanımda konuşuyor ve ben de onu dinliyormuşum gibi hissettim. Bu da ayrıca güzel bir tecrübeydi benim için.
Kitabın içinde anılar hatıralara ek olarak hocamızın hayata bakışını, genel anlamda siyasi görüşünü ve siyaset bakışını, dini düşüncelerini de anlayabiliyorsunuz. Lise yıllarımızda da olduğu üzere, Adem hocam benim hayatımda gördüğüm en akılcı, en rasyonalist, en gerçekçi dindar. Bu açıdan dini konulara ön yargınız var ise Adem hocamın bakış açısını kavradığınızda hem ona hak verecek hem de kitabı okurken daha da zevk alacaksınız.
Bir de evlatlarının böyle bir babaya sahip olmalarının ne büyük bir şans olduğu zaten aşikar ancak bir de üzerine böyle bir kitabı hatıra bırakıyor olması, kitapta bizzat onlardan bahsediyor olması dünyada sayılı kişilere nasip olabilecek türden bir nimet. Okudukça keşke ben de babamın iç dünyasını, yaşadıklarını bilebilseydim, böyle bir hatıra olsaydı diyip durdum içimden.
Kitap bittiğinde kafamın içinden geçen tek dilek ise “Sezai, Sezgin ve Sena’nın babalarının kıymetini biliyor olmaları ve hayatın akışına kapılarak babalarını ihmal etmiyor olmaları” idi. Adem Doğantemur