·356 syf.····Okunma: 10 Mart 2024 01:16 Ölüm döşeğindeki Osman Gazi ile başlayan roman, onun gençlik yıllarını hatırlaması ile geçmişe döner. Babası Ertuğrul Gazi’nin “beyi” olduğu Kayı Boyu’nda sevilen, yiğit bir savaşçı olan Osmancık, yine de babasının yerini alabilecek biri olarak görülmemektedir. Üstelik, fazla kavgacı, atılgan ve sabırsız bir genç olan Osmancık, bu görevi istemediğini de açıkça belirtmektedir.
Osmancık’ın bu konudaki görüşlerini değiştiren, Kayı Boyu içinde saygı gören bir şeyh olan Ede Balı ile tanışması olur. Bu yaşlı bilgenin kendisine karşı olan kayıtsızlığından fazlasıyla rahatsız olan Osmancık, daha sonra onun kızı Malhun Hatun’a aşık olur. Ancak Osman’ın aşırı saldırgan tavırlarının zararlı olduğuna inanan Ede Balı, kızını ona vermeyi reddettiği gibi, Osman’la yüz yüze görüşmeyi bile kabul etmez.
Ancak Ede Balı’nın planı, bu şekilde Osman’a sabırlı olmayı, sakin kalabilmeyi, savaşçılığını ve gücünü yeri geldiğinde kullanabilmeyi öğretmektir. Osman, yavaş yavaş bu dersi kavrar ve babası beyliğe devam edemeyecek kadar yaşlandığında yerine geçer.
Osmancık’ın yavaş yavaş Osman Bey’e dönüştüğünü gören Ede Balı, bu süre içinde onun kızı Malhun Hatun ile evlenmesine de izin vermiştir. Ede Balı’nın rehberliğinde hareket eden Osman Bey, Kayı Boyu’nu bölgedeki Bizans kalelerine ve şehirlerine karşı birleştirerek pek çok savaş kazanır ve fethettiği yerlerde adil, güvenli bir yönetim kurarak Osmanlı Devleti’nin köklerini atar.
Bu savaşlarda, ağabeyi Savcı, yeğenleri Bay Koca ve Aydoğdu’yu kaybeden Osman, buna karşın hiç savaş kaybetmez. Kontrolündeki topraklar giderek artınca, Konya’da zayıflamış olan Selçuklu Sultanı’nın da takdirini kazanır ve bağımsız bir hükümdar haline gelir.
Romanın son bölümlerinde, artık iyice yaşlanmış olan Osman Gazi, beyliği oğlu Orhan’a bırakır. Babasının ve hayatını kaybeden Şeyh Ede Balı’nın tavsiyeleriyle hareket eden Orhan, babasının artık katılamadığı savaşlarla yeni topraklar kazanmayı sürdürür. Uzun süre hasta yatan Osman Gazi, Bizans’ın İstanbul’dan sonra en önemli şehri konumundaki Bursa’nın fethedildiği haberini alınca büyük bir huzur duyar ve buraya gömülmeyi vasiyet ederek hayatını kaybeder.