·208 syf.····Okunma: 12 Mart 2024 15:50 Alper Canıgüzle tanışma kitabım olan bu kitapla şahane bir süreç geçirdiğimi söyleyebirim. Kitap yazarın ilk kitabı olsada asla ilk roman havasından uzak bir romandır. Roman ustaca yalın bir anlatımla süslenmiş bir baş yapıttı.
Bu kitaptan önce Hakan Bıçakçıdan uyku sersemi kitabında da rüya üzerinde durmuştu yazarımız rüya olayını Uyku Sersemi romanında olduğundan çok daha ileri götürmüş ve rüyanın içine girmeyi başarmıştı. Hakan Bıçakçının Pandoranın Merakıbdaki söyleminde bulunanlar konuyla ilgili anlatısından sonra Rüya Günlüğü kitabını listeme aldım. Rüya demişken Murat Gülsoy da kendi rüyalarından esinlenerek roman ve hikayelerini yazıyor olması rüyalar konusunda daha da meraklı hale getirdi.Her zaman denir ya denizlerin altı ucu bucağı bilinmeyen bir karanlık bir gizem Rüyalarımızda bizim bilinçdışı dehlizlerimizin ucubucağı bilinmeyen bir karanlık tarafı tıpkı okyanusların derinlikleri gibi Bundan kaynaklı olacak karakterlerimizden biriside Freudyen bir psikoloji profesörü. Yazarımız rüya deyince Freud'a selam çakmadan edememiş.
Yazarın karakter tiplemeleri çok başarılıydı. Ana karakterler ve yardımcı karakterleri direk kafamda oturtup hikayeyi o karakterler üzerinden canlandırabildim bunun en büyük sebebi ise karakterlerim oldukça içimizden karakterler olmasıydı. Kitaptaki absürtlükler ise hikaye içinde hiç sırıtmıyordu çünkü bu absürtlükler kitabın içindeki gerçekliklere çok iyi yedirilmişti. Rüya evrenide çok başarılı bir şekilde oluşturulmuştu hatta ilk başlarda acaba Hector mu yoksa Hakan Tuncer mi gerçek sorusunu birçok kez sorguladım
Çok sıkıcı dünyamızdan biraz olsun sıyrılıp rüya gerçek girişik maceraya atılmaya ihtiyacınız varsa kesinlikle hemen okumaya başlayın:)