Sanırım okurken ben de İnsanlığımı yitirdim. İnsanlıktan tiksinerek ve nefret ederek okudum. Ama en çok da yazardan nefret ettim sanırım. İlk defa, böyle melankolik ve insanın iç dünyasını anlatan bir kitap okurken yazarı anlamak yerine ondan nefret ettim. Belki yazarın hikayesini tam olarak bilmediğim için, belki de kendi karanlık çukuruna başkalarını da sürüklediği ve onun yüzünden ölen insanlar olduğu için. Bilemiyorum. Ama her ne kadar edebiyatını beğensem de kelimenin tam anlamıyla boğularak okudum bu kitabı. Bu kitabın kötü olmasıyla ilgili değil hatta tam tersi belki de fazla iyi olmasıyla ilgili. Melankolinin ve edebiyatın da çeşitleri vardır ya sanırım Dazai'nin melankolisi bana iyi gelmedi