Gönderi

9/10
·517 syf.··
2024 4. kitabı
Okurken sayfalar dolusu küfretmek istediğim kadın karakterler iki elin parmaklarını geçmez. Bu konuda listenin başını The Great Gatsby'deki Daisy çekerken Martin Eden'deki Ruth (ve ailesi) listede kendine üst sıralarda yer edindi. Sanırım kitabı bu kadar hızlı okumamın en büyük payı "Martin acaba Ruth'u affetme hatasına düşecek mi?" merakı alıyor. Hemen herkesin bildiği gibi Martin Eden yarı otobiyografik bir kitap. Jack London, kitabın yazıldığı dönemi öyle güzel işlemiş ki normalde 20.yy başlarında yazılan kitaplardan içim geçse de Martin Eden beni kendisine bağlamayı başardı. Bu kitap bol bol eleştiri, pek çok yerden vurmaya sahip. Her dönem ezilen sanatçıların nelerle uğraştığını, sınıf farklılıklarının insanları ne denli kendinden geçirdiğini apaçık şekilde, hatta biraz da fazla alenen, gözler önüne seriyor. Martin vuruluyor, tokatlanıyor, tökezliyor; kırılıyor, kopuyor, bağırıyor, ama bir türlü affetmiyor. Kitabın bence kilit unsuru tam olarak bu: Martin affetmiyor. İçinde kin beslemiyor, öfkesine yenik düşmüyor yine de affetmiyor. Hayat karşıma ne çıkarırsa çıkarsın Tibet keşişleri misali "affedici" olma mottosuna orta parmağımı gösteren bendeniz yeri geldi kendimi Martin ile özdeşleştirip inanılmaz bir haz yaşamadım dersem yalan söylemiş olurum. Bazen bazı insanları ne olursa olsun affetmemek gerekir, kendimiz için. Martin de kendi için affetmemeyi seçiyor lâkin yavaş yavaş dönüştüğü insan olmanın ağırlığı altında ezilmekten kurtulamıyor. Bu kitabı neden bu kadar "hypeladılar" tam emin olamadım. İyi bir kitap fakat sadece iyi bir kitap. Herhangi bir olağanüstülüğünü görmedim. Belki dönem kitaplarına karşı olan "büyülenmemi" zaman içerisinde kaybettim ya da benzer tarzda yazılan çok fazla eser okudum. Yine de kitap sever pek çok kişinin Martin Eden'i okuması
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
·
28 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.