9/10
·154 syf.··
2024 11. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 23:55
Macbeth William Shakespare'nin 1606 yılında yazdığı, yükselme arzusu ve politik hırsı konu alan oyunudur. Oyunumuzun baş karakteri olan Macbeth, kendisi henüz oyuna girmeden çevresindeki insanların gözünden okuyucuya tanıtılır. Kendisi cesur, sadık ve onurlu bir komutandır. Son savaşlardaki başarısından ötürü de yeni bir unvan kazanmıştır. Macbeth bir gün cadılar ile karşılaşır ve bu cadılar ona bir kehanette bulunurlar. Bu kehanet şudur; Macbeth bir taht sahibi olacaktır ancak hükümranlığı kalıcı olmayıp başkalarının eline geçecektir. Bu kehanetten sonra Macbeth'i taht hırsı bürür. Bu tahta geçmenin yolu ise hem kralı hem de dostu olan Kral Duncan'ı kendi elleri ile öldürmektir. Macbeth'in karısı Leydi Macbeth de baş karakterlerimizden birisidir. Leydi Macbeth, kocasını bu cinayete sürükleyen en önemli unsurdur. Öldürme planını bile kendisi yapar, artık Macbeth'e bu planı uygulamak düşer. Macbeth'in amacına ulaşması için her türlü ahlaki kaygıdan sıyrılıp insanlığını bastırması gerekmektedir. Macbeth karakter olarak olayların en başında hisli biridir, olayları daha gerçekleşmeden yaşar, azabını önceden çeker. Bu plan üzerinde Macbeth'in tereddütleri mi ağır basacaktır, hırsları mı? Bu olaylara onu sevk eden yoldaşı Leydi Macbeth, kocasının eline bulaşan kanın biraz su ile akıp gideceğini, erkek ise bunu yapması gerektiğini ona empoze eder. Macbeth sonunda cinayeti işler ve bu duyulduğu an çok sahici bir üzüntü sergiler. Sonunda kral olup arzularına kavuşmuştur. Ancak bu mutluluğu kuşkulu bir mutluluktur. Bu durumdan memnun olmaktan ziyade yüreğini korkular kaplamıştır. Korkular yüreğini sardıkça taht uğruna işlediği işlediği cinayetlere yenisini eklemekten imtina etmemiştir. Bu cinayet sonrasında karı-kocanın duygu durumları ve aralarındaki ilişki de değişmiştir. Leydi Macbeth, en başında kocasının eline bulaşan kanın su ile temizleneceğini savunsa da sinirleri bu cinayeti kaldıramaz hale gelir. Uyurgezer halde elindeki kanı temizlemeye çalışmaktadır. En nihayetinde kocasını bu kirli oyunlara kendi elleri ile itmiştir. İçine düştüğü bu durumdan onu hekimler değil ancak ve ancak ölüm kurtaracaktır artık. Bu sırada içindeki korkularla boğuşan Macbeth yoluna soğuk bir acımasızlıkla devam etmektedir. Bu halini şöyle açıklar: "Korkuları yemiş doymuşum artık Korkunçla senli benli olmuş kanlı düşüncem; Kılım kıpırdamıyor." Macbeth bu korkuların içindeyken öyle duygusuz hale gelmiştir ki karısının ölümüne bile tepkisiz kalır. Macbeth kötülüğü kendi elleri ile kral olma uğruna seçmiştir ancak üstünde oturduğu o taht ona hiçbir zaman saaddeti getirmez. Halkı bile onu sevmemektedir, göstermelik bir saygı duyarlar. Macbeth'in despot krallığı ve zulmü tüm İskoçyada yankı bulur. Macbeth'in bir yüzü cesur, sadık, onurlu bir komutan diğer yüzü hırsları uğruna insanlığını yitiren bir iltihaptır. Ne salt iyi olabilmiştir ne de salt kötü olabilmiştir. Gelgitler arasına sıkışıp kalmış yarım bir ruhtur sadece onunki. Hüküm sürmek adına attığı her adım onu insanlığından, benliğinden uzaklaştırır. Kendi elleri ile kendini perişanlığa sürüklediği bu yolda onurunu, duygularını yitirmiştir. Krallığı boyunca korkuyu o denli yaşar ki sonunda hissetme yetisini kaybeder. Tepki veremez olur ve ölümün onu gelip bulacağı anı bekler. Gelgitleri, kuşkuları onu zaten ölmekten beter hale getirmiştir. Bu nedenle ölümden de korkamaz hale gelir. Yolun sonuna geldiğinde ölümü de yaşamı gibi kanlı olur. Bu üzücü bir son değil aksine onun tek kurtuluşu olur. Can alan bir despotun en sonunda bu şekilde can vermesi, ne tatmin edicidir ne de üzülecek bir durumdur. Yalnızca gelmesi beklenen anın gelmesi, gerçekleşmesi gerekenin nihayete ermiş olmasıdır. Uğruna her yolu, her cinayeti mübah ve makul kılan o taht, en sonunda esir aldığı Macbeth'in mezarı olmuştur.
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,6bin okunma
·
487 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Her anlamda müthiş bir oyundur, Shakespeare'in en sevdiğim oyunudur belki de. Bunun sebebi de şudur; oyunun başından sonuna dek süren harika bir enerjisi vardır ve bu enerji müthiş bir rahatsızlık verir insana. Müthiş bir gerilim filmi seyrediyor gibi olursunuz Macbeth'i okuyunca. Oyun harika bir biçimde açılır ve temposunu yitirmeden devam eder ve yükselmeye devam eder. 'Rising action' sürdükçe gerilim ve heyecan daha da artar, nihayetinde de olaylar 'climax' yapar ve bundan müthiş bir haz alırız. Her yönüyle başarılı bir oyundur Macbeth.