Arachnoid Mater, serinin ilk kitabı olan Pia Mater'a kıyasla çok daha fazla bilimsel bilgi barındırıyordu. Tabii, bunun ikinci kitapta ortaya çıkan Neon isimli bir bilim tarikatının tabiri caizse herkesin hayatının içinden geçmesiyle çok alakası var. Ben bilimsel makaleler ve bilgiler okumayı çok seviyorum ama benim kadar sevmeyenler ikinci kitabı okurken bu bilimsel bilgi yoğunluğundan sıkılabilirler. Yine de kitabının türünün nöro-roman olduğu da unutulmamalı nihayetinde. Bu kitapta kurgu yönünün biraz eksik kaldığını ve karakterlerden uzaklaşıldığını hissettiğim yerler oldu, sonlara doğru bu durum toparlandı gerçi ama bir yirmi otuz sayfayı "Hadi, sadede mi gelsek artık?" diye okumadım dersem de yalan olur. Şahsen bu kitapla bilimin geldiği ve gelebileceği nokta konusunda dehşete düştüm. Güç, bilgili ama bilge olmaktan uzak kişilerin eline verildiğinde çok büyük bir kitle imha silahına dönüşebiliyor. Bu zaten hepimizin bildiği bir şey ama bu kadar değişik ve iddialı bir zihni sanırım ilk defa bu kitapta gördüm, kimden bahsettiğimi okuyanlar hemen anladı bile bence. Okumayanlar da azıcık merak etsinler. Pia Mater'de okurken çok etkilenerek altını çizdiğim cümleler vardı, Arachnoid'te altını çizdiğim çok fazla yer olmadı çünkü ikinci kitap ilk kitap kadar duygusal yoğunluk içermiyordu. Bunun eksikliğini biraz hissettim ama bölüm başında yer alan sözlere ilk kitapta bayıldığım gibi bu kitapta da aşırı bayıldım, o kısımlarda yer alan sözlerle ilgili düşüncelerimi not etmek hobim oldu.