AŞK'ın derinliklerinde bir yolculuk
9/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2021 103. kitabı
--- "Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır." . Kendimi kaybolmuş ,daralmış hissettiğim bu dönemde yine hayattaki amacımı ve kaygılarımı sorgularken ; her şeyden, kendimden, hayattan elimi ayağımı çekip vazgeçip vazgeçmemek arasında gelip giderken bilinmeyen bir numaradan şöyle bir mesaj aldım. "Kim olursak olalım, dünyanın hangi yerinde yaşarsak yaşayalım, ta derinlerde bir yerde hepimiz bir eksiklik duygusu taşımaktayız. Sanki temel bir şeyimizi kaybetmişiz de geri alamamaktan korkuyoruz. Neyin eksik olduğunu bilenimiz ise hakikaten çok az.” "Ey, kendisinde kaybolmuş kişi Bilmezsin, bedenin sana mezar olmuş , Nefsini tanımadıkça, nefsin seni gömer olmuş ." Açıkçası bir ürpermedim değil. Merak edip araştırdım. Ve yıllar önce sırf okumak için okuduğum bu kitaptan alıntı olduğunu görünce kitabı tekrar okumak istedim. Kitabı okuduğumda, kendi duygusal zenginliğimi ve ilişkilerimdeki karmaşıklıkları daha iyi anlama fırsatı bulduğumu söyleyebilirim. Özellikle yer yer yazarın bana seslendiğini hisseder gibi oldum ve çok etkilendiğimi ve ürperdiğimi de söylemeliyim. Her şeyin tuhaf bir tesadüften olduğunu kendime söylerken yazarın şu satırına denk geldim, "Garip bir tesadüf değil mi, tabii kâinatta “tesadüf” diye bir şey varsa…" Ehh !! Böylece ne tesadüf ne başka bir şeye kendimi inandırmak zorunda hissetmeyip kitabın derinliğinde kendimi kaybettiğimi söylesem yeridir. “İnsan bir gecede iman sahibi olmaz Süleyman. Kişi kendini inançlı zanneder ama sonra beklenmedik bir iş gelir başına, tereddüte düşer, yalpalar. Tekrar toparlanır, imanı kuvvetlenir, ardından yine yuvarlanır şüphe çukuruna… Bu böyle devam eder. Belli bir safhaya ulaşıncaya dek bir o yana bir bu yana sallanırız. Kâh mümin, kâh münkir, kâh mütereddit. Kâh cennetlik, kâh cehennemlik. Ancak böyle ilerleyebiliriz. Her adımla Hakk’a biraz daha yaklaşırız. Şüphe duymadan iman olmaz.” İmanımı , Allah 'a inancımı gözden geçirdiğim şu günlerde ilaç gibi geldi bu satırlar bana.. Ve ayrıca gelecek kaygısı, sınavlar , doğru mesleği mi seçtim diye kendimi yediğim ve kafada saç bırakmadığım şu dönemde şu alıntı her şeyin gelip geçici olduğunu dünya nimetlerine kanıp kendimi bu kadar heder etmemem gerektiğini öğretti bana . " Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengârenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz." Yani kısacası genel olarak beni derinden etkiledi ‘Aşk’ bir nevi roman içinde roman, iç içe geçmiş bir kurguyla aşkın kuralları, aşka varış yolları, bu yollardan geçenlerin hikâyeleri anlatılıyor. Olaylar farklı mekânlarda, farklı zamanlarda geçiyor, farklı kültürleri anlatıyor. Doğu-Batı, gerçek-gerçeküstü, dünyevi aşk-ilahi aşk zıtlıklarını başarıyla harmanlayıp sunuyor yazar. Farklılıkların birbirini besleyip beslemediğini, var olan çatışmaları, uzlaşmaları biz okuyuculara sorgulatıyor. Benim için etkileyici bir yolculuk oldu ve kitap bittikten sonra asıl yolculuğumun şimdi başladığını farkında olarak bitti. Neler olur bu yolculuk nasıl sonlanır bilemem ama şimdi içimdeki derinliklerde yeni bir aydınlanma ve keşif yolculuğuna hazırım. Mevlana'nın aşk ve dostlukla dolu hikayesiyle ilham alarak, kendi içsel yolculuğumda da cesaretle ilerlemeye kararlıyım. Belki sonuçları bilemeyiz, ancak bu yolculukta öğreneceğim her şey beni daha da zenginleştirecek ve büyütecek. Elif Şafak'ın bana sunduğu bu büyüleyici öğretileri ve aşkın evrensel gücünü taşıyarak, içsel yolculuğumun sonunda huzur, anlayış ve daha derin bir bağlantı bulmayı umuyorum. Tam bir başucu kitabı bence herkes hayatında en az bir kere okumalı.
1000Kitap
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
··
5 +1'leme
·
253 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.