Üniversitede birkaç hikayesini okumuştuk reading derslerimizde yazarın ve çok beğenmiştim kendisinin dilini. Şimdi kitabı okuyup üzerinden zaman geçtikten ve üzerine düşündükten sonra anlıyorum ki kitabın dilinin etkileyici olmasinin nedeni eril değil bir kadın dili ve fikrini saklamadan kullanarak yazılmasıydı.
Her dönem kadın farklı kaliplara uymasi istenilen, sevilen kadın ise bu kriterleri taşıyabilecek bir nesneydi. Hala da çoğu toplumda bu devam etmekte. Bu nedenle evlilik aslında kadının erkegin normlarini kabul etmesiyle mümkün olan özellikle çocukla beraber kadina tamamen bir sorumluluklar yuklenmesi haline gelen bir kurum olarak elestirilerin hedefi olmaya mahkumdur. Yazar da bu eleştirilerini sevilen fakat belki de sevginin koşulları altında ezilen ve kendi benliğini yitiren bir evli kadın üzerinden çok güzel anlatmış.