Ben Zülfü Livaneli'yi bu kitapla beraber tanıdım.Gercekten de yazarın kalemi sürükleyicilik bakımından çok iyi.Kitabın konusu;tek yaşayan ve pek çevresi olmayan inşaat mühendisi Ahmet Arslan'ın bir cinayeti çözmek için gelen gazeteci kıza, kardeşi Mehmet'in aşk hikayesini anlatmasıdır.Benim kitap hakkındaki yorumlarıma gelince öncelikle kitap; gerçekten de okuyucuyu meraklandıran ve sürükleyen bir konuya ve üsluba sahip. Fakat kitabı bitirdikten sonra aklımda kalan tek şey Mehmet'in hikayesi ve cinayet oldu.Bence bir kitap okuduktan sonra aklımızda sadece olay değil karakterlerin ruhsal durumu ve karakterler olmalı.Karakterlerin ruhsal analizi öyle bir yapılmalı ki biz hayatımızın her anında o karakterleri hatırlayalım.Bence bir kitabı ölümsüz kılan şey okuyucunun karakterler ile olan bağıdır.Bu yüzden bir kitapta ön planda olay değil karakterler olmalıdır.Bunun dışında kitap sonda tam bir ters köşe yapıyor.Ben sonunun şaşırtıcı ve okuduktan sonra etkisinden çıkmadığım kitaplara Sabahattin Ali'den alışmıştım.Ama bu kitap herşeye rağmen alışılmışın dışında herkesin okumasını istediğim muazzam bir kitap.