·168 syf.····Okunma: 29 Mart 2024 16:53 Eser, II. Abdülhamit devrinde yaşamış çeşitli karakterlerin gözünden bize kesitler sunuyor. Haliyle Osmanlı Devleti’nin en fırtınalı, en çalkantılı dönemlerinden birine şahit oluyorsunuz.
Behçet Bey’in konağında başlayan hikaye, birbiriyle adeta görünmez bir iple bağlı onlarca karakter ve olay örgüsü üzerinden genişleyip açılıyor. Her bir kahramanın hayatı iç içe öyle detaylı anlatılıyor ki kişiler ve olaylar bir ip yumağı misali dolanıp düğümleniyor.
İsimleri ve mekanları unutup her şey arap saçına döndüğünde derin bir nefes alın ve kendinizi nehirde sürüklenen bir yaprak misali kelime deryasının içine bırakın. Kıyıya vurduğunuzda olayların çok sığ fakat anlatımın çok derin olduğunu göreceksiniz.
Ahmet Hamdi’nin taş gibi sağlam üslubuyla kaleme aldığı bu eser; bugünden uzak, asıldığı yerde unutulmuş bir takvim gibi adeta. Geçmiş zamanın uzak sesleriyle açılıp okunmayı sonra da unutulmayı bekliyor. Tıpkı çok uzaklardan duyup unuttuğunuz bir mahur beste gibi…