Merhabalar. Size mükemmel bir konu ile gelmiş bulunmaktayım.
Bu incelemeyi yazmaya başlamadan o kadar yaz sil yaptım ki bir saatten fazla uğraştım. Ama bu kitap ile alakalı değildi. Konu yüzündeN. Kitabı zaten burada üç beş cümle ile özetlerim size. Ama konu derin. Aile: yara, şefkat, bağ, zorluk, ayrılık. Aileyi sizin için beş kelimeyle tanımlayın deseydim siz ne derdiniz?
Yazar aslında hepimizin cevabını bildiğimiz bir soru soruyor bize. Ailemize neden borçlu değiliz? Çünkü doğmayı biz seçmedik. Bu o kadar basit bir cümle ki. Bu dünyadaki hiçbir çocuk doğduğu için ailesine teşekkür etmek ve ona hizmet etmek zorunda değil. Sadece ona elinden geldiği şekilde bakabildiği için minnettar olabilir. O da baktıysa eğer. Bizim ülkemizde çocuk bir yalnızlığın, bazen bir evliliği kurtarmanın, bazen de gelecekte o bizi kurtarır mantığının kurbanıdır. Ve o kadar yaralı çocuklar, büyürler. Etrafımız yaralı yetişkin çocuklarla dolu.
İşte kitapta burada size şunu söylüyor. Siz ailenizin çöpünü bile atmak zorunda değilsiniz aslında. Bu konuda kendinizi suçlamayın. Kitap burada daha çok sizle konuşuyor. Ben bu kısımda kitabın ebeveynlerin okuması taraftarıyım. Çünkü bunu çocuklar hissetmiyor. Ebeveyn hissettiriyor. En ufak istekleri reddedildiği veya en ufak kavga da "Senin için bunu yaptım görmedin mi? Senin için ben bu adamı terk etmedim. Senin yüzünden hala bu evdeyim" diyen o kadar anne ve baba ile denk. Bu okların kurbanı genelde evin tek veya ilk çocuğudur. Başka çocukları varsa içimden hep şunu derdim "O zaman diğer çocukları neden yaptın? Cidden herkesin psikoloğa gitmesi ya da dürüst olmayı öğrenmesi gerek.
Dediğim gibi konu kitap değil konusu. Bu konu hakkında bir kitap okumak istiyorsanız eminim daha iyileri vardır çünkü kitabın mantığı aynı ve kendini sürekli tekrarlıyor. Ya da kendinizi borçlu hissediyorsanız bu kitap sizi bu konu da çok özgür bırakmıyor. Ama kesinlikle bir giriş kitabı. Okunması basit ve yormuyor.
İleride yarasız çocuklar bırakmak umuduyla :)