Şair, Kore edebiyatından okuduğum ilk kitap. Yazar burada efsaneden doğan ilginç bir halk hikayesini; meşhur şair Kim Sakkat'ın biyografisini kaleme almış. Asıl ismi Byungyeon olan şair, tarihi Kore dizilerinde sıkça gördüğümüz Joseon hanedanı zamanında yaşamış. Hikaye 1811 yılında şair 5 yaşındayken başlıyor. Dedesi Kim İksun soylu biri olmasına rağmen devlete ihanet ediyor ve soy kurutma cezasına çarptırılıyor. Yani bu durumda Byungyeon, babası, abisi, kardeşi hep birlikte ölüm cezasına çarptırılmış oluyor. Byungyeon'un babası onları korumak için kölesinin yanına evlatlık olarak veriyor. Kendisi de kaçıp saklanıyor. Abi-kardeş soylu birer beyzade iken 2 sene boyunca bir kölenin çocuğuymuş gibi sıkıntı içinde yaşamak zorunda kalıyorlar. Daha sonra devlet, Kim ailesinden soy kurutma cezasını kaldırsa da ömür boyu hainin torunları olarak anılmaya, hor görülmeye devam ediyorlar. Byungyeon da ailesine eski itibarını kazandırmak için gençliğinden itibaren kendisini okumaya, yazmaya, şiire veriyor. Yazar Byungyeon'un hayat hikayesini anlatırken bu yaşadığı olayların şiirine olan etkisini de tahlil ediyor. Açıkçası kitapta hayatının anlatıldığı yerler daha ilgi çekici ve sürükleyiciyken tahlil yapılan kısımlar sıkıcıydı. Yani gerçekten şair Kim Sakkat'ın hayatını merak ediyor olsam zevkle okuyabilirdim. 1800lü yılların Koresini, düşünce tarzını anlamak açısından güzeldi. Hatta başları dizi gibiydi diyebilirim. Ama özellikle sonlara doğru sıkıldım. 24 yaşından sonra ailesini çoluğunu çocuğunu bırakıp avare avare gezdiği, gisenglerle gününü gün ettiği kısımlar; çocukken çektiği sıkıntılar sebebiyle şaire karşı oluşan merhamet hislerimi silip süpürdü. Velhasıl tavsiye edemiyorum ama meraklısı severek okuyacaktır