Çevirmen:
Nana Lee
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
184
Basım Tarihi:
Ağustos 2011
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1987
Yayınevi:
Delta Yayınları
Orijinal Adı:
시인
Orijinal Dil:
Korece
Orijinal Ülke:
Güney Kore
ISBN:
9789944362290
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2014 563. kitabı
Güney Koreli yazar Yi Mun-Yol'un tarihsel bir kurgu içerisinde bir şairin hayatını anlattığı eseri Şair, hem yazarın kendi yaşamından, hem de 19. yüzyılda yaşamış ünlü şair Kim Pyong-yon ya da bilinen adıyla Kim Sakkat'ın yaşamından yoğun izler taşımakta. Kitapta, üst sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Byungyoen'un, dedesinin isyancılara katılıp hain olarak ilan edilmesiyle birlikte değişen hayatı anlatılıyor. Dedesinin öldürülmesi ve ailesinin de soy çürütme cezası aldığı Byungyoen yıllar boyu abisi ve annesiyle birlikte kaçak hayatı yaşamak ve çevreden hain yaftası yemek zorunda kalıyor. Aile olarak statülerini yeniden kazanmaya odaklanan karakter, bir süre sonra adını temize çıkarmanın imkansız olduğunu anlayarak yazdığı zeki ve iğneleyici şiirlerle yaşamını devam ettiren gezgin bir şair haline geliyor. Yazar Yi Mun-Yol da, kitabın karakteriyle benzer şekilde Kore Savaşı sırasında babasının Kuzey Kore'ye sığınması ve komünist olarak etiketlenmesi nedeniyle siyasi suçlu damgası yemiş ve hayatı boyunca taşınmak zorunda kalmış bir insan; bu açıdan bakıldığında Kim Sakkat'ın ve Mun-Yol'un hayatları fazlasıyla örtüşüyor. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarından yaşlılık dönemine kadar evre evre ve detaylı bir şekilde anlatılan Şair'in renkli kişiliği ve yaşamı okuyucuyu hiç sıkmadan ve boğmadan; gerçekçi, ilgi uyandırıcı ve akıcı bir dille anlatılmış. Mun-Yol, şairin yaşamında değişiklikleri, 1800lü yılların Kore'sini ve Choson Hanedanlığı zamanını çok güzel bir şekilde okuyuculara aktarmış. Kitapta bolca noktalama yanlışı yapılmış, fakat hikayenin güzel oluşu bunu görmezden gelmenizi sağlıyor. Şiirlerde yapılan kelime oyunları ve iğnelemeler bazen tam anlamıyla kavranamayabiliyor, bu da şiirlerin çeviri olmasının da verdiği anlam değişmesi ve Kore sanatına
ŞairYi Mun-Yol · Delta Yayınları · 201130 okunma
4/10
·184 syf.··
2017 53. kitabı
Şair, Kore edebiyatından okuduğum ilk kitap. Yazar burada efsaneden doğan ilginç bir halk hikayesini; meşhur şair Kim Sakkat'ın biyografisini kaleme almış. Asıl ismi Byungyeon olan şair, tarihi Kore dizilerinde sıkça gördüğümüz Joseon hanedanı zamanında yaşamış. Hikaye 1811 yılında şair 5 yaşındayken başlıyor. Dedesi Kim İksun soylu biri olmasına rağmen devlete ihanet ediyor ve soy kurutma cezasına çarptırılıyor. Yani bu durumda Byungyeon, babası, abisi, kardeşi hep birlikte ölüm cezasına çarptırılmış oluyor. Byungyeon'un babası onları korumak için kölesinin yanına evlatlık olarak veriyor. Kendisi de kaçıp saklanıyor. Abi-kardeş soylu birer beyzade iken 2 sene boyunca bir kölenin çocuğuymuş gibi sıkıntı içinde yaşamak zorunda kalıyorlar. Daha sonra devlet, Kim ailesinden soy kurutma cezasını kaldırsa da ömür boyu hainin torunları olarak anılmaya, hor görülmeye devam ediyorlar. Byungyeon da ailesine eski itibarını kazandırmak için gençliğinden itibaren kendisini okumaya, yazmaya, şiire veriyor. Yazar Byungyeon'un hayat hikayesini anlatırken bu yaşadığı olayların şiirine olan etkisini de tahlil ediyor. Açıkçası kitapta hayatının anlatıldığı yerler daha ilgi çekici ve sürükleyiciyken tahlil yapılan kısımlar sıkıcıydı. Yani gerçekten şair Kim Sakkat'ın hayatını merak ediyor olsam zevkle okuyabilirdim. 1800lü yılların Koresini, düşünce tarzını anlamak açısından güzeldi. Hatta başları dizi gibiydi diyebilirim. Ama özellikle sonlara doğru sıkıldım. 24 yaşından sonra ailesini çoluğunu çocuğunu bırakıp avare avare gezdiği, gisenglerle gününü gün ettiği kısımlar; çocukken çektiği sıkıntılar sebebiyle şaire karşı oluşan merhamet hislerimi silip süpürdü. Velhasıl tavsiye edemiyorum ama meraklısı severek okuyacaktır
ŞairYi Mun-Yol · Delta Yayınları · 201130 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2019 126. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2019 22:40
Yazar gerçekte de yaşamış Şair Kim Sakkat'ın hayatını kurgu haline getirerek bu romanı yazmış. 1800'lerde geçen roman soylu bir aileden gelen şairin dedesinin devlete ihanet etmesiyle başlıyor. O dönemde ihanet eden kişilere nesil kurutma cezası verildiğinden dolayı şairin ailesi ölüm cezasına çarptırılıyor. Durum böyle olunca şairin babası hayatlarını sürdürebilmeleri için şairin abisini ve şairi kölesinin yanına, Goksan'a gönderiyor ve çocuklarına bakmasını istiyor. Sadık bir köle olan Kim Sungsu azat edilmesine rağmen sahibinin çocuklarına kendi çocukları gibi bakıyor ve şairin çocukluktan başlayarak neler yaşadığı anlatılıyor kitapta. Açıkçası başta kitabı akıcı bulsam da şairin büyüyüp yetişkin olduktan sonrasını biraz sıkıcı buldum. Biraz da şaire gıcık olduğumdan sanırım :) O yüzden kitabın başı güzel başlasa da devamından pek keyif alamadım. Ama dönemin şartları hakkında birçok bilgi sahibi oldum. En azından bir şeyler öğrendim diyebilirim, onun dışında pek okunulası bir kitap değildi.
ŞairYi Mun-Yol · Delta Yayınları · 201130 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
Uzun bir zamanda okudum bu kitabı O sırada başka kitaplarda okuyordum Kitap genel olarak bir insanın çocukluktan ölümüne kadar olan kısımda neler yaşadığını anlatmış. Aslına bakarsanız hayat süprizlerle dolu , bir kralın torununun ne hâle geldiğini görüyoruz kitapta evlilik hayatı oluyor ama onuda tam olarak başaramıyor seyehat ediyor Yaptıgı hatalar yaşamındaki pişmanlıklar vs...
ŞairYi Mun-Yol · Delta Yayınları · 201130 okunma

Yazar Hakkında

Yi Mun-YolYazar · 2 kitap
Yi Munyol, kısa hikaye ve novela türlerinin ustası olarak kabul edilen Güney Koreli bir yazardır . Yi Mun-yol, Seul'de doğdu ve Seul Ulusal Üniversitesi'nde Korece eğitimi aldı, ancak mezun olmadı. Yazarlığa ilk adımını 1977'de Maeil Sinmun'da "Najarereul asimnikka" (나자레를 아십니까 Nasıra'yı Biliyor musun?) adlı kısa öyküsünü yayınlayarak attı. 1994-1997 yılları arasında Sejong Üniversitesi'nde Kore edebiyatı dersleri verdi. 1999'dan beri Buak Edebiyat Merkezi'nin başkanlığını yürütmektedir. 1999'da Sanat alanında Ho-Am Ödülü'ne layık görüldü. Yi ayrıca Harvard Üniversitesi Kore Enstitüsü'nde misafir öğretim görevlisi olarak çalıştı. Yi, aralarında Saehagok (새하곡 Cephenin Şarkısı), Urideurui ilgeureojin yeongung (우리들의 일그러진 영웅 Our Twisted Hero), Siin (시인 The Poet), Auwaui mannam (아우와의) da bulunan otuzdan fazla çok satan kitabın yazarıdır. 만남 Kardeşimle Randevu) ve en son olarak Jugeo cheonnyeoneul sallira (죽어 천년을 살리라 Bin Yıl Ölümle Yaşayacağım). Babasının Kore Savaşı sırasında Kuzey'e sığınmasının ardından erken yaşamı ayrımcılıkla gölgelendi. Yazılarının ana teması, siyasi gücün kötüye kullanımı ve bunun Kore halkının ahlak ve bilinci üzerindeki etkisidir ve genellikle kapsamlı otobiyografik materyallerinden yararlanır. Kore'nin en yüksek edebiyat ödüllerine layık görülen Yi'nin eserleri, ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya dahil 20'den fazla ülkede yayınlanmıştır; 60'tan fazla çevirisi mevcuttur. Yi Mun-yol, her şeyden önce, okuyucularını hem eğlendirebilen hem de aydınlatabilen, olağanüstü bir yelpazeye, zekâya ve entelektüel derinliğe sahip, usta bir hikâye anlatıcısıdır. Yi'nin eserleri büyük ölçüde iki kategoriye ayrılır. Kore toplumuna alegorik bir bakış açısıyla yaklaşan ilk kategori, çeşitli yaşamların baskın ideoloji ve güç tarafından nasıl şekillendirilip yönetildiğini izler. Bu, Çarpık Kahramanımız'da otoriterlik ve liberalizm, Geumsijo (금시조 Altın Anka) ve "Sarajin geotdeureul wihayeo" (사라진 것들을 위하여 Şapkacı) eserlerinde ise gelenekselcilik ve modernizm arasındaki gerilim olarak kendini gösterir. İkinci kategori ise Yi'nin iç dünyasına odaklanır ve büyüme deneyimini ve dünya görüşünün oluşma sürecini kurgular. Bu süreç, epik romanı Byeongyeong (변경 Sınır) ve "Kardeşimle Randevu" adlı kısa öyküsüyle örneklendirilir. Son olarak estetiğe olan ilgisi, şiir ve sanata odaklanan romanları vardır. Yi'yi eleştirel ve popüler bir beğeniye taşıyan Saramui adeul (사람의 아들 İnsan Oğlu), Tanrı'yı ​​varoluşçu bir bakış açısıyla inceleyen bir eserdir. Polis dedektifi Nam, bir cinayet davasına atanır. Soruşturması, kurban Min Yo-seop'un İsa Mesih'i "sahte bir insan oğlu" olarak kınayan ve bunun yerine Nietzsche'nin Deccal'ine benzeyen başka bir "gerçek insan oğlu" yaratan bir ilahiyat öğrencisi olduğunu ortaya çıkarır. Min'in ruhsal acısı ve entelektüel yaraları aracılığıyla roman, kurtuluşun ve insan varoluşunun doğasına benzersiz bir bakış açısı sunar. Askeri diktatörlük döneminin son dönemlerinde geçen Çarpık Kahramanımız, bize bir ilkokul sınıfında sergilenen toplumun bir mikrokozmosunu sunuyor ve bu da dönemin Kore toplumunun bir metaforu olarak işlev görüyor. Hikâyenin son bölümünde, kahramanımız zorbaya meydan okumaya çalışan tek öğrenci olmasına rağmen, otoriter güç karşısında hissettiği çaresizlikten dolayı utanç duymaktan kendini alamıyor ve 1980'lerde entelektüelleri rahatsız eden çaresizlik ve suçluluk duygusunu somutlaştırıyor. Yi'nin sanatçı romanlarının en iyi örneklerinden biri olan Şair, efsanevi Koreli şair Kim Pyong-yon'un (daha çok bambu hasır şapkasıyla tanınan Kim Sakkat olarak bilinir) hayatına dayanır. Sanatsal duyarlılığının gelişimini, statü arzusunun dönüşümünü ve büyükbabasının suçluluğunun yükünü ona yükleyen bir toplumda güç elde etme isteğini izler.