Günümüz romantik kitaplarının insanların farkındalığını uyaracak unsurlar barındırmasını takdir ediyorum. Psikolojik anlamda çelik gibi bir ruh haline sahip olan savaşçı ruhlu insanların sandığımızdan daha nadir olduğu aşikar...
Bea, otizmi olan ve insanlarla yakınlık kurarken zorlanan bir kadın. İkizi sayesinde arkadaşları olmuş ve hayatına bu şekilde devam ediyor. Yaşadığı son ilişki onu sarsmış ve dolayısıyla insanlara temkinle yaklaşıyor. İkizi Jules ise Bea'nin neler yaşadığını bilmediği için ona birilerini ayarlama çabasında.
Jamie, anksiyete ve dürtü bozukluğu olan bir çocuk doktoru. Bea ile olan karşılaşmalarında zavallı adamın çekmediği şey kalmıyor. Komikti vesselam, Allah affetsin... Üzerine dökülen içkiler, suratına çarpan soslu havuçlar, malum bölgesine yediği bovling topu ve daha nicesi... Adam ona rağmen çizgisini bozmadan Bea ile ilgilenmeye devam etti.
İkilinin birbirini anlamak için konuşmaları çok hoşuma gitti. Olaylar elbette çok dangalakça başladı. Yok efendim intikam almak için sahte ilişki yaşayacaklarmış! Beyin hücreleri makul sayıda olan bireyler olarak hiçbirimiz bu işe girmeyiz ama sonuçta bir roman yazılacaksa başlangıç noktası gerekiyor, anlıyorum.
Sadece orijinal bir romantik roman okumak isterdim. Şöyle gerçekten tesadüfi bir şekilde samimi bir romantizm... Neyse.
Kitap sonlara doğru gereksiz bir ters yola girer gibi oldu ama bu yeni yazarların Yazarlığa Giriş 101 dersinde aldıkları bir konu herhalde. Mutlaka bir olumsuz durumla sevgililerin ayrılması işlenmeli.
Onun haricinde okuması zevkliydi.
Kitap yetişkin içerikli. Akıcı ve komikti. Okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Bir eleştiri de yayınevine gitsin; çeviri kötüydü. Yani genel anlamda tamam, eyvallah ama dişlerimi gıcırdatacağım yerler çoğunluktaysa söylemek zorundayım.