Öncelikle jack London kalemini beğendiğim ve severek okuduğum bir yazar ve bu kitabı da beni şaşırtmadı kitap insana başka bir bakış açısı katıyor bir ve insanın içindeki ilkelliğin neleri değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. Kitapta ortaya çıkan bir salgının beraberinde uygarlığın çöküşü, teknolojinin tükenişi, nerdeyse insanlığın sonunun gelişi işleniyor.
Olay örgüsüne biraz daha girersek; kızıl vebaya yakalanan herkes çok kısa sürede ölüyor ve bu hastalık çok hızla yayılıyor hastalığa yakalanan kişinin suratı kızıla dönüyor ve ayaklarından kalbine kadar hissizleşiyor bu salgından kurtulan tek tük insanlar var bunlardan biride ana karakterimiz James Howard Smith . Smith uygarlığın çöküşüne birebir tanık olmuş ve bütün yakınlarının ölümünü izlemiş yani bir devrin kapanışına bizzat tanık olmuş onun yaşadıkları çevresindekiler için deli saçmalığı olarak görülüyor ve ciddiye alınmıyor. Torunlarına bunları anlatan smith tabi ki umursanmıyor...