Hatirladigimdan da derin bir kitapmis zira cumlelerimi toparlamakta gucluk cekiyorum. Kitabin Suci Tsusima'nin yarattigi edebi yazar olan Osamu Dazai'nin, eline gecen gunlukleri yayinlamasi olsa da gercek Osamu Dazainin hayatina dair bircok otobiyografik detay rahatlikla gozlemlenebilir. Suci Tsusima, bize Yozo karakteriyle sesleniyor. Insanlar icinde nasil var olunur, insanlar gercekten yasamayi nasil becerirler, intihar etmeden her gun cesitli olaylari atlatip hayata devam edebilirler? Bu benim de sahsen cevabini cok merak ettigim bir soru. Hatta neredeyse yasamimin son birkac yilinda en buyuk huzursuzlugumu bu sorular olusturdu. Ben henuz bir cevap bulamadim ancak kitaptaki Yozo karakteri, insanlarin icine "soytari" karakteriyle cikmayi ve o sekilde uyum saglamayi bir cozum olarak dusunmus. Gercek kisiligin surekli olarak baskilanmasi ve kisinin surekli kendini oldugundan daha farkli bir kisilikte gosterme cabasi kisiyi icten ice zehirleyen bir girisimdir aslinda. Boyle bir kisi asil benligini gizlemek ugruna elinden gelen her seyi yapar, herhangi bir kisinin onu gercek haliyle gormemesi icin olaganustu bir caba sergiler. Bu durumu Yozo'da da gormekteyiz. Gercekleri suratina carpan insanlardan kacmak isteyisi ve bu durum karsisinda asiri korkmasi gibi mesela.
Surekli degisen partnerler, ilaclar, uyusturucu, sigara gibi bagimliliklar Yozo'yu tabi ki yipratiyor. Ayrica isin baska bir boyutu da surekli basarisizlikla sonuclanan intiharlari... Hayal edin, bir batakligin icindesiniz ve her yanda pislikler var, asagidan bir guc sizi dibe cekiyor ve siz hayatta kalmak icin oksijene ihtiyac duyuyorsunuz. Bu bataklik ve ayni zamanda oksijen, ilk satirda yazdigim Yozo'yu yipratan nedenler aslinda. Hayatta kalmak icin hem uyusturucuya ihtiyaciniz var hem de olmek icin uyusturucuya... Bunun gibi vesaire. Ilac bagimliligiyla savasan biri olarak ve intihar dusuncelerine sahip biri olarak, Yozo en cok kendimi buldugum karakterlerden biri. Cunku ozellikle boyle bir hayat yasiyorsaniz bunun bir cozumu yok. Her sey gelip gecici bos bir heves, ilaclar ise sizi hayatta tutma gorevini ustlenen yasal uyusturucular.. Mutsuzluk, utanc ve hayal kirikliklariyla dolu bir hayat gercekten yasamaya deger mi? Eger oyleyse yasamayi nasil becerecegiz?