9/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
1939 yılında savaş arefesinde yazılan bu kitapta insanların duygularına oynayan diktatörlerin“toplu histerilerinden” uzak durulması gerektiğini belirtmesi, karşıt görüşlerin değerini görmesi Avrupa Felsefesinin göz bebeği bir filozof olduğunu ortaya koyuyor. Kitabı okuduğunuzda zamanı geçmiş bir politik görüşün o anki otobiyografisini okuyor hissine kapılmıyorsunuz . Bugünden kendinize örnekler çıkarabiliyorsunuz. En hoşuma giden yeri de şurası oldu: “Zorbalık ve adaletsizlik hem bunları uygulayanlarda hem de bunların kurbanı olanlarda zorbalık ve adaletsizlik doğrurur.” Ve de bana en mantıklı gelen bir görüşü de şu oldu ki konuşma sanatı ile hakikat arasında ters orantı olduğunu söylemesidir. Despotik liderlerin kitleleri inka ettiği güzel konuşma sanatına karşı vatandaşların bu güzel konuşma sanatının etkilerine karşı bağışıklık kazanması gerektiğini ifade eder. Hatta okullarda öğretmenlerin“ Ortada hiç neden yokken güçlü bir biçimde ifade edilmiş bir söze inanmak alışkanlığıyla en esaslı kanıtlara dayanan ama güçlü ifade edilememiş bir söze inanmamak alışkanlığını ortadan kaldırmayı” hedef tutan mülahazalar yapması gerektiğini telkin eder… Yazılması gereken daha çok güzel tespitleri var iyi ki okumuşum.
Araştırma-İnceleme
İktidarBertrand Russell · Cem Yayınevi · 2017513 okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.