Puan vermedi·564 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Eylül 2017 00:55 Bilimkurgu ya da fantastik kurguya çok yakınlık duyduğumu söyleyemem pek bu yüzden kitabın baslarinda çok sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Hatta bir ara acaba bıraksam mi diye düşündüm. Ama uzun zamandır kitap okuyamama kisirdongusunden kurtulma adına inat ettim. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü roman ilerledikçe beni sardı ve yapbozun parçaları gibi her şey birbirini tamamlayınca ortaya çıkan buyuk resmi sevdim.
Roman verdiği mesajla (ya da benim romandan çıkardıklarımla) beni izlediğim pek çok diziye filme belgesele okuduğum romana habere götürdü. Sonuçta anlattigi el değmemiş bi konu değildi.ama anlatırken oluşturduğu kurgunun içindeki tüm o alegorinin parlaklığı beni etkiledi.
Hani bazen bir rüya görürsün uyanırsın ve bir süre rüya sende devam eder.romanda murakami sinemada David lynch bende böyle bir etki bırakır hep.murakami yumuşak güzel yorgun ve melankolik bir rüya etkisi bırakırken lynch tam bi kabus etkisi yaratir. (Yine de neden bilmem lynch izlemeye devam ederim.)
Romanı bitireli 3 ,4 gün oldu sanırım ama bazen kendimi o romanı düşünürken buluyorum. İşte bu benim için sanat eserinde önemli bi kıstas.
Düşünüyorum:insanoğlu ne kadar karmaşık bir varlık ve kendi gizemini çözmeye nasıl da saplantılı( sanat ve bilim bunun için ortaya çıkmadı mı) ve onu iyi yapan şeyin de kötü yapan şeyin de aynı kaynaktan gelmesi nasıl bir ironi. Bu ironinin içinde insanoğlunun debelenisini izlerken bazen ona hayran kalmak bazen de ondan iğrenmek. (Tarih sayfalarına haber bultenlerine şöyle bir bakın ya da daha sağlam bir kaynak vereyim kendinize bakın ama adil olmaya çalışarak ve korkusuzca çok derinlere inerek.
I