Puan vermedi·264 syf.··
2024 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 18:04
İncelemeye, hikayenin anlamına dair yazarın kendi çıkarımıyla başlayalım. Defteri masanın üzerine bıraktım; sordum Severin'e: "Şimdi bana bu öykünin ahlâksal yanını açıkla bakayım." Sırtınü dönmüştü bana; hiç kıpırdamadan, sıkıntılı bir sesle "Ben bir eşektim, hepsi bu kadar" dedi ve ekledi: " Hic degilse kırbaçlayan ben olaydım..." iğneli bir avutmayla: "Canm"dedim, "Çiftliginde bunca kadın - kız ırgat çalşıyor..." Hemen atıldı: "Onlar dayağa alışkın... Bizim sinirli isterik kibar bayanlarımız üzerinde denemeli ki krbacın etkisini, değsin..." "Öykünün ahlâksal yönünü bir türlü açıklamyorsun." "Üsteliyorsun. madem, söyleyeyim: Doğa'nın yoğururken kattığı mayayla ve erkeğe attığı albeni kancasıyla, kadın erkeğin düşmanıdır. Düşmanı olduğu için de ya onun kölesi olur, ya da onun başıa zorba kesilir; asla ona arkadas olamaz. Ama sosyal kosullar değişir de, erkekle eşit haklara sahip olursa ve, yetenekleriyle, çalışkanlğıyle bu haklara lâyık olduğunu gösterirse, iste ancak o zaman, erkegin hayat yoldası olabilir kadın, Bugün için, kadın -erkek ilişkilerinde ancak iki alternatif var: Ya cekiç olacaksın, ya da örs... Ben eseklik ettim; bir kadının kölesi oldum. Anlıyorsun, değil mi? Özün özü olarak kıssadan hisse çıkarmamızı istiyorsan al sana: Boynunu büiken, kırbaçlanır. Fakat, görüyorsun, şükür, ben, dayanıklymısım; postu kurtardım, Hayal gücümün pembe sisleri dağıldı. Artık hiç kimse bana Benares'in maymunlarını*² ya da Eflâtun'un horozunu*² Tanrı simgesi diye yutturamaz. *¹ — Schopenhauer'in kadınlar için kullandığı metafor *² — Diyojen Platon'un akademisinin avlusuna yolunmuş bir horoz atar, dişilliğine atfeder 'işte platonun erkeği' der. Hikaye Masoşizme ismini veren yazarın kavramı kurgu içerisinde açması aslında. Bu patolojik tutumu sanırsam bütün sebepleri, sonuçları ve içerikleriyle kavratacak kadar güçlü bir eser. Sevilen karşısında yelkenleri suya indirmenın varacağı uç edilgin noktaları film gibi izletiyor Leopold von Sacher-Masoch; karşı uçta Marquis de Sade bulunur ki, bence bu iki isim tam anlamıyla diğeriyle ilişkisi bağlamında anlaşılabilir. Romanı okurken, travmatik vaka ve patolojik sonucuna dair basit bir taslak çiziktirdim. Geliştirilebilir ama başlangıç olarak şöyle aşağı bırakıyorum: Vaka(travmatik ilişki) — Sonuç(Travmatik dönüşüm) §¹-Sadizme maruz kalma — içselleştirme(edilgen) (Masoşizm) §²-Sadizme maruz kalma — Yansıtma (etkin) (Sadizm) §³-Masoşizme maruz kalma — İçselleştirme(edilgen) (Sadizm) §⁴- Masoşizme maruz kalma — Yansıtma (etkin) (Masoşizm) Bu şemadan tıpatıp aynı sonuçların çıkmasını beklememek lazım. Buna dahil olmayan istisnalar da olabilir. Ama genel bir başlangıç olarak göz önünde bulundurulmalı. Nitekim Kürklü Venüs'te Severin karakterinin çocukluğuna inip tutumunun sebebini açıklarken §¹ vakasını yaşadığını görürüz: Severin Sadist bir kadın tarafından istismar edilip bunu içselleştirir, neticede kadınlar karşısında içe kapanık, gizliden hayranlık ve korku besleyen bir karaktere dönüşür. Çocukluğunun hayaletleri onu önce azamete layık bulduğu bir Venüs heykeli, ardından, bu hayranlık sonucu aynı azamete layık gördüğü düşsel kürklü Wanda aracılığıyla bulur. Wanda, öte yandan §³ teki sadist istismardan kaynaklanan mazoşist arzunun(aslında travma) tekrar talebiyle karşıya gelir. Severin ondan kendisine acı yaşatmasını ister, "Masoşist" talebe edilgen kabul sonucu sadizmle karşılık verir. İlişkinin zeminin yaratıldığı bu noktadan itibaren baştan çıkarmalar, krizler, sapkınca arzular dökülür ortaya. Hikaye karakterlerin hiçbirinin başta hayal bile edemeyeceği uçarı fantazi ve eylemlerin yumağına dönüşür. Tepe noktasını(climax) takipen iki tarafın uyanışıyla sona erer(Cinsel fantazilere dayanan bir kitap cinsel ilişki gibi bitecektir elbette). Hikayeyi okuyanlar sadece cinsel sapkınlığı değil; yazarın birçok sosyal önyargısının da bilinçaltından sırıttığını görecektir: Anti Semitizm, Avrupalılar arasındaki üstünlük farklarına dayanan zeminsiz yargılar Türkiyeye ve Türklere dönük oryantalist gizemciliği gibi dönemin ruhunu yansıtan algılar ucundan ucundan satıraralarına serpiştirilmiştir. Ancak Sacher-Masoch dikkat çeken bir iki satırla bunların bilincinde olduğunu ve çözümü sezdiğini okura hissettiriyor: İlkin kadın ve erkeğin arkadaş olabilmesinin koşulunun eşitlikte yattığına, aksi takdirde ilişkilerin ezme-ezilme dikotomisinden kurtulamayacağına, kadın ve erkeğin düşmandan başka birşey olamayacına dair yukarda alıntılanan pasajdaki vurguda, ikincisi Wanda'ya Severinin durumunu ona açıklattığı pasajda: "İnanıyorum ki, senin şeytani deliliğin baskılanmış ve tatmin edilmemiş bir duyarlılığın sonucundan başka birşey değil." Bizim doğal olmayan yaşam tarzımız böyle hastalıklara neden oluyor. Eğer sen daha az duyarlı olsaydın, kesinlikle sağlıklı olurdun." Kıssadan hisse: Kürklü Venüs, Nietzsche'nin deliliğin alevleriyle yazılmış dediği kitaplardan. Okumayı bilenler için bir fikir okyanusu. Öyle sapıkça diyip geçmeyin.
Edebiyat
Kürklü VenüsLeopold von Sacher-Masoch · Bilgi Yayınevi · 1974754 okunma
·
510 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabı yorumlayan Gilles Deleuze süper ötesi bir açıklama. :))
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Özellikle onu okuduğumda veri tabanım olsun diye öne alıyorum bu kitapları zaten:))
@Mistefa_ güzel yol 🌺
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Sipas Cano😇
Sade artı masoch ve Freud, bu üçlü insan pisikolojisinin et’e kemiğe bürünmüş halleridir. İncelemen çok güzel olmuş. Bu tarz kitapların doğru okura ulaşması bence o kitaplar için büyük bir nimet. Anlamak ve anlaşılmak bir kitap ve yazar için hayatı bir durum. Ölümsüzlük tamda bu bence.:)
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim:) Alıntıladığım sıralarda aldığım tepkilerin gazını aldın😂 Zaten okumanın benim için başka bir anlamı yok; beni ve deliliğimi bana anlaşılır kılmayacaksa, beni ve onu iyileştirmeyecekse bir kitap vakit kaybıdır. Yalnız bir konuda anekdot ekleyeyim: Bu üç yazarın algı yelpazesine giren şeyler psikologdan ziyade patolog olarak anılması gereken profesyonellerin merceğine alınmalı(bence bu ayrım gereklidir), zira dikkatlerini yönelttikleri şeyler ortalama bir insanın zihninin ötesinde şeyler(her ne kadar sağlıktan ya da bir ortalamadan bahsetmek zor olsa da). Ama bakalım. Yorumun bir teşvik oldu. Önümüzdeki okumalarda/incelemelerde buluşmak üzere:)
@Mistefa_ sıradaki kitabı merakla bekliyorum :)) ben az önce sıraladığım üç yazar hakkında konuşmam zaten. Üçünün de suları çok ayrı. Boğulmak ve yüzmek arasında bir yerde bırakırlar okuru :)))
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Tamara 😁😁😁 bu manyak rıfatlarda boğulmak, yüzmek ve boğmak dolanık kavramlardır. Onlar için mesele suda olmaktır. Aman diyim kaptırma😂