Emre Timur; kalemini ve hikaye örgülerini sevdiğim bir yazar. Yazarın kaleminden okuduğum 7.kitabı Tereddüt oldu. Tereddüt kitabı uzun süredir listemdeydi. Novella türünde yazılmış bu kitabı bir solukta okurken, kapağını kapattığınız vakit tadı dimağınızda kalıyor. Hülasa bu vesile ile kitap keşke hiç bitmeseydi derken buluyorsunuz kendinizi.
-Mutsuz evlilikler mutsuz çocuklar doğuruyor-
Dört çocuk babası hayat bilgisi öğretmeni bir babanın hikayesini okurken onun çaresizliği ile de yüz göz oluyoruz. Bir insan hangi durumda çaresiz kalır? Yazar bir insanın çaresizliğini en yalın haliyle anlatmış. Öğretmen maaş ile dört çocuklu bir ailenin geçimini kıt kanaat sağlamaya çalışırken kızının hastalığı sebebiyle derin sıkıntı içine düşer. İstemeden yapılmış bir evlilik, mutsuz bir yuva, sevgisizlikle büyümüş çocuklar (üstelik dördüncüsü kundakta), sürekli üzerine gelen bir hayat karşısında kendini vapura atan kahramanımız kaçıncı sefer karşıdan karşıya geçtiğini bile bilmez durumda düşüncelerinin girdabındadır. Vapurda karşılaşıp yakasını kurtaramadığı sarhoşun anlattıklarıyla hikaye daha bir derinliğe kavuşurken öğretmen ve sarhoş arasında dertlerin paylaşıldığı bir diyalog başlar. Öğretmenin derdi kendine yetmezmiş gibi bir de sarhoşun derdine maruz kalır. Sarhoşun teklifi ile tereddüte düşer. Sarhoşun kendi yapamadığı şeyi tüm emekli ikramiyesi karşılığında öğretmenden yapmasını ister. Öğretmen zaten çaresiz, köşeye sıkışmış vaziyettedir. Bir canın yaşaması için bir canın toprak olması gerekmesi öğretmeni oldukça düşündürür. Gelgelelim eşinin baskıları ve söylemleri sürekli zihnini meşgül eder. Hikayenin en can alıcı noktası da bu aşamadan sonra başlar. Sarhoşun teklifi nedir? Öğretmen teklifi kabul eder mi? Tereddütte kaldıkları ile mi yoksa tercihleri ile mi yoluna devam edecek? Tüm bu soruların cevabı için kitabı okumanızı öneririm.