Roman çok partili döneme geçişi kapsayan yıllarda (1950-1960) Türkiye'de liberal ekonominin önem kazandığı ve Marshall Planları doğrultusunda ABD destekli ekonomik yardım paketleriyle yoğunlaşan Amerikan etkinliğine bununla birlikte Adnan Menderes dönemi siyasetini eleştirmiş.
Bu romanın önemli bir özelliği de Ayla Kutlu' nun sonraki romanları ve hikayelerini biraz incelediğimde çoğu eserlerinde görüleceği üzere dönemin kadın sorunlarına da ilginç şekillerde dikkat çekmesi.
Polyamid (naylon) giysilerin, Amerikan sakızlarının sokaklarda satılmaya başlamasıyla birlikte, çocukların oyun alanlarında dev yapılar yükselmeye, sokak çeşmesi çevresindeki çamurdan yapılan oyuncakların yerine plastikten olanların yani aslında içinde bulunduğumuz dönemin başlangıç safhasını doğal yapımızda suni yapılaşmaya nasıl yeltenildiği ve özendirildiği, bu sürece geçişi anlatıyor kısacası.
Böylesine hızlı bir değişimle birlikte, dış görünüşlerin yanı sıra değer yargılarımızda kabuklaşarak yok olmaya yüz tutuyor maalesef...